Ecel nedir? Değişir mi? Uzayıp Kısalır Mı?

Ecel yani kimin ne zaman öleceği konusu klasik Kader öğretisine göre önceden bellidir ve uzamaz da kısalmaz da ama Kur’an’a göre ecel ana rahminde belirleniyor ve uzayıp kısalabiliyor. Allah iki türlü ecel belirliyor.

Enam
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

2. O, sizi balçıktan yaratan, sonra bir ecel[1*] belirlemiş olandır. Onun katında süresi belirlenmiş bir ecel[2*] daha vardır. Ama siz, ileri geri konuşuyorsunuz. )

[1*] Vücudun yaratılışı sırasında ölçüleri konan son kullanma tarihi, biyolojik ömür. İnsanın vücut ölçüleri döllenmiş yumurta haline geldiği sırada belirlenir (Abese 80/17-19) 

[2*] Süresi belirlenmiş ecel (ecel-i müsemmâ), yalnız Allah'ın bildiği yaşama süresidir. O süre dolunca insan ölür. Bazı yanlış davranışlar bu eceli kısaltabilir. Tövbe edip /dönüş yapıp durumunu düzeltenin eceli eski seviyesine çıkar

İkinci açıklamada ecel-i müsemmâ denen belirlenmiş ecelin günahlarla kısalabileceği eğer tövbe edilirse ecelin eski süresine çıkacağı yazıyor. Bunun dayanağını alttaki ayette görebiliriz, ayet Allah’ın gönderdiği bütün elçilerin söylediğini naklediyor.

İbrahim
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

10. Elçileri şöyle dediler: “Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi olur! Günahlarınızı bağışlamak ve belli bir süreye kadar yaşatmak için sizi davet ediyor.” Onlar ise “Siz de tıpkı bizim gibi bir beşersiniz. Atalarımızın kulluk ettiği şeylerden bizi uzaklaştırmak istiyorsunuz, o halde bize boyun eğdirecek açık bir delil /mucize getirin!” demişlerdi.

Günahlar bağışlanıp belli bir süreye kadar yaşamadan söz ediliyorsa demek ki günahlar Allah'ın belirlediği eceli kısaltıyor. Ayet açık bir şekilde günahları olan insanların/toplumların tövbe ederlerse belirlenmiş ecellerine kadar yaşayacaklarını söylüyor. Bunun örneği Yunus aleyhisselam ve kavmidir. Yunus peygamber Allah’ın izni olmadan görevlendirildiği toplumdan ayrılmış, Allah da Yunus peygamberin bindiği gemide denize atılma ve bir balık tarafından yutulma yani ölüm cezası vermiş ama Yunus peygamber son anda kurtulmuş, peki nasıl?

Saffat
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

139. Yunus da elçilerimizdendir.

140. O da bir gün yükünü tam almış bir gemiye kaçmıştı.

141. Kur’aya katıldı ve kaybedenlerden oldu.

142. Kendini suçladığı bir sırada onu balık yutuvermişti.

143. Eğer o bize tam bağlılık göstermeseydi,

144. İnsanların tekrar diriltilecekleri güne kadar balığın karnında kalacaktı.

145. Sonra onu açık bir alana attık; hastaydı.

146. (O açık alanda) onun üzerini örtecek kabakgillerden bir bitki bitirmiştik.

147. Onu yüz bin, hatta daha çok kimseye elçi göndermiştik.

148. Daha sonra ona inandılar. Biz de onları bir süreye kadar refah içinde

yaşattık.

Öleceğini hisseden insanların tövbeleri geçerli değildir. Bunun örneği Firavun’dur. Musa aleyhisselam Allah’ın izniyle mucize gösterip Kızıldeniz’i ikiye ayırdı, İsrailoğullarını bu yoldan geçirdi. Firavun ve ordusu da Musa aleyhisselam ve İsrailoğlları'nın peşinden denizde açılan yola girdi ama Allah yolu kapattı. Firavun boğulmak üzereyken “ben de inandım” dedi. Allah ne dedi?

Yunus
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

90. İsrailoğullarını denizden karşıya geçirdik. Firavun ve orduları onları yakalamak ve ezmek için arkalarından yetişti. Firavun, boğulması kaçınılmaz olduğunda dedi ki: “İsrailoğullarının inanıp güvendiğinden başka ilah olmadığına inandım. Ben de ona teslim olanlardanım.”

91. (Allah şöyle dedi:) “Şimdi mi? Halbuki az öncesine kadar isyan içindeydin, bozguncunun biri idin.”

92. Bugün senin ölü bedenini (kıyıya atıp) kurtaracağız ki arkandakiler için bir ayet /bir belge olasın. Doğrusu insanların çoğu ayetlerimiz karşısında umursamazdırlar.”

Firavun ölmek üzere olduğu için tövbesi kabul edilmedi. Ölmeden bir süre önce tövbe etmek gerekiyor ki iman ettiğini ispatlayabilesin. Yunus aleyhisselam da Firavun gibi suda hatta balığın karnında tövbe etti. Demek ki Yunus peygamber balığın karnında öyle içten tövbe etmiş ki ölüme ramak kala Allah tövbesini kabul edip balığın karnından çıkarmış. Karaya çıktığında hastaymış. Sebebi balığın midesindeki sindirim salgıları, oksijensizlik vs olabilir. Peki Firavun’un tövbesi neden kabul olmadı ama Yunus peygamberin tövbesi kabul oldu? Süleymaniye Vakfı mealinde Yunus peygamberin tövbesinin neden kabul edildiğine dair Enbiya 87. ayette şöyle bir açıklama var;

Enbiya
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

87. Balığın esiri (Yunus) hayatı kendine dar etmeyeceğimizi sanarak bir gün kızgın bir şekilde çekip gitmişti. Ama daha sonra balığın karanlıkları[*] içinde seslenmiş: “Senden başka ilah yoktur. Senin eksiğin de yoktur; ben yanlış yaptım” demişti.

[*] Yunus aleyhisselam Allah'tan izin almadan görev yerini terk edip gittiği için Allah cezalandırmış, balık tarafından yutulmuştu, Ayetteki “karanlıklar” ifadesi balığın karnını anlatmaktadır. (Bkz. Saffat 37/139-148) Bu âyete göre o, balık tarafından yutulduğunu anlamamış, karanlık bir deliğe girdiğini sanmıştı. Balığın yuttuğunu bilseydi ölmek üzere olduğunu anladığı için tevbenin ona fayda vermeyeceğini bilirdi. (Bkz. Nisa 4/17-18) Balığın karnında canlı kalabileceğini düşünemeyeceği için kendini bir delikte sanmış ve tevbe etmişti. Tevbesinin kabul edilmesi bundandı. Karnlıkları içinde diye meal verdiğimiz. فِي الظُّلُمَاتِ kelimesindekiال takısı, muzafun ileyhten ıvaz olduğu yani onun yerine geçtiği için ُظلُمَاتِ النون  فِي Balığın karanlıkları anlamındadır.

Sonuçta Saffat suresinden gördüğümüz Yunus peygamber kurtulduktan sonra yüz binden fazla nüfusu olan kavmine elçi olarak geri dönmüş, kavmi de Yunus peygambere inanmış, Allah da onları belirlenmiş ecellerine kadar yaşatmış. Onu yüz bin, hatta daha çok kimseye elçi göndermiştik. Daha sonra ona inandılar. Biz de onları bir süreye kadar refah içinde yaşattık. Kur’an’dan biliyoruz ki elçi gönderilen toplumlar eğer elçinin getirdiklerine iman etmezse yok edilmişler. Nuh, Ad, Semud, Hud, Lut kavmi örnektir. Bunun tek istisnası Yunus peygamberin kavmi, iman edince ecel-i müsemma / belirlenmiş ecellerine kadar yaşamışlar. Bunun Yunus peygamberin kavmine özel bir durum olmadığını da alttaki ayetten anlıyoruz.

Yunus
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

98. Keşke (azap gelip çatmadan) iman edip imanının faydasını gören bir kent olsaydı! Bunun tek istisnası Yunus’un halkıdır. İman ettiklerinde rezil edici azabı dünya hayatında üzerlerinden kaldırdık ve onları belli bir süreye kadar nimetlerden yararlandırdık.

Gördüğün gibi bize anlatıldığı gibi değil. Ecel kısalıp veya uzayabiliyor. Günahlar eceli kısaltır, ölümü görmeden tövbe eden Allah tarafından belirlenmiş eceline kadar yaşar.