Finans Bankalarına Faizli İşlem Yapma Hakkı Verildi


2005 yılında çıkan bir kanunla katılım bankalarına faizli işlem yapma hakkı verildi. Katılım bankaları artık yüzde yüz faizli işle yapabilirler ve bu bankaları kullananlar faize girdiğinin hiç farkına varmaz. Katılım bankalarına faizli şlem yapma hakkın tanıyan yasayı Tayyip Erdoğan hükümeti çıkardı. Bu insanlar kendilerini müslüman olarak tanımlıyor ama Allah ve resulüne savaş açtılar kimse bu olayın ciddiyetinin farkında değil. Bizim tek derdimiz islam diyen Devlet Başkanı Allah ve resulüne savaş açar mı? Alttaki videoyu siyaset yapmak için değil, ülkeyi yönetenlerin dilleriyle eylemlerinin örtüşmediğini göstermek için paylaşıyorum. Bu sayfanın ilerisinde de Türkiye ileride faizden nasıl batacak onu göstereceğim.


Alttaki ayetler faizi yasaklayan ayetler.

 Bakara

274.Mallarını gece gündüz, gizli ve açık hayra harcayanların ödülü, Sahipleri(Rableri) katındadır. Onların üzerinde bir korku olmaz, üzüntü de çekmezler.

275.Faiz yiyenler, şeytanın aklını çeldiği[*] kimsenin tavrından farklı tavır göstermezler. Bu (şeytanca tavır) onların “Alım-satım, tıpkı faizli işlem gibidir.” demeleridir. Allah, alım-satımı helâl, faizli işlemi haram kılmıştır. Kime Sahibinden (Rabbinden) bir öğüt ulaşır da faiz almayı bırakırsa, önceden aldıkları kendine kalır. Onun işi Allah’a aittir. Kim de devam ederse, onlar cehennem ahalisidir, orada ölümsüz olarak kalacaklardır.

[*] Ayette geçen, tehabbut تخبط, “takılıp aklını çelme ve aklını bozma” anlamlarına da gelir (Lisân, Tâc’l-arûs).

276.Allah, faizli işleri dara sokar, sadakaları/zekâtı büyüme aracı yapar.[*] Allah, âyetleri görmezlik eden suçluların hiçbirini sevmez.

[*] Faiz, ekonomiyi daraltır, zekât geliştirir. “İnsanların malları içinde artsın diye faize verdiğiniz şey (borç) Allah’ın yanında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince; kat kat artıranlar zekât verenlerdir. (Rum 30/39)

278.Ey inanıp güvenenler, Allah’tan çekinerek korunun! O’na gerçekten güveniyorsanız, kalan faiz alacaklarınızdan vazgeçin![*]

[*] Allah'ın elçisi Veda Hutbesinde şöyle demiştir: “Cahiliye faizi kaldırılmıştır. Kaldırdığım İlk faiz, bizim faizimiz, Abbas b. Abdulmuttalib’in faizidir. Onun tamamı kaldırılmıştır.”(Ebû Dâvûd, Menâsik, 57,h. 1905)

279.Eğer vazgeçmezseniz, Allah’a yani Allah’ın kitabına[*1] karşı savaşta olduğunuzu bilin. Tevbe ederseniz (hatanızdan tam olarak dönerseniz), ana mallarınız sizindir[*2]; böylece ne haksızlık edersiniz ne de haksızlığa uğrarsınız.

[*1] Resul (رسول), “gönderilen”demektir. Bir bilgiyi iletmek için gönderilen elçiye resul dendiği gibi onunla gönderilen bilgiye de resul denir (Müfredat). Kur’an’daki resul kelimeleri ya elçi ya da Allah’ın Kitabı anlamındadır. Elçi ölümlü, Kitap kalıcıdır. Allah Teâlâ şöyle demiştir: “Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?” (Al-i İmran 3/144) Artık aramızdaki resul, Kur’an olduğu için bu gibi âyetlerde kelimeye başka anlam verilemez.

[*2] Ana malın yani borç olarak verilen şeyin üstündeki her fazlalık faizdir.

280.Borçlu darlık içinde ise, rahata çıkıncaya kadar beklemek gerekir. Alacağınızı sadakaya/zekâta[*] saymanız, sizin için daha hayırlıdır. Bunu bir bilseydiniz!

[*] (Tevbe 9/60.) âyette sadaka, zekât anlamında kullanılmış ve borçlular zekât alanlardan sayılmışlardır.

281.Allah’ın huzuruna çıkarılacağınız o günden çekinip korunun. Sonra herkese kazandığı tam olarak verilecek ve kimseye haksızlık yapılmayacaktır.

Bu ayetleri okuyan, bilen Devlet Başkanı "ahlaki faiz" diye bir şey diyebilir mi?

Tayyip Erdoğan'ın 2005'de çıkardığı katılım bankalarına faize izin veren yasanın çıkmaması için bir tek Abdülaziz Bayındır mücadele etmiş.

Kur'an diyor ki "Allah ve resulünün önüne geçmeyin"

Faize yasa çıkaranlar için bu ayetin bir anlamı yok mu?

Hucurat
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

1 - Ey inanıp güvenenler! Allah’ın ve Elçisinin önüne geçmeyin. Allah’tan çekinin; o dinler ve bilir. Ey inanıp güvenenler! Allah’ın yani (size O’nun sözlerini taşıyan) Kitabının[*1] önüne geçmeyin[*2] Allah’tan çekinin çünkü o dinler ve bilir.

[*1] Resul (رسول), “gönderilen”demektir. Bir bilgiyi iletmek için gönderilen elçiye resul dendiği gibi onunla gönderilen bilgiye de resul denir (Müfredat). Kur’an’daki resul kelimeleri ya elçi ya da Allah’ın Kitabı anlamındadır. Elçi ölümlü, Kitap kalıcıdır. Uhud savaşında Nebîmiz’in öldüğüne dair haberlerin yayılması üzerine Allah Teâlâ şöyle demiştir: “Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?” (Al-i İmran 3/144) Aramızda sürekli kalacak olan resul, Kur’an olduğu için bu âyette kelimeye başka anlam verilemez.

[*2] Bunu açıklayan ayet şudur: Allah, yani (O’nun sözlerini size taşıyan) Kıtabı bir işi kesinleştirdiğinde inanıp güvenmiş bir erkeğin ve kadının, kendi işlerinden dolayı seçme hakkı kalmaz. Kim, Allah'a yani (size O’nun sözlerini taşıyan) Kıtabına baş kaldırırsa açık bir şekilde sapmış olur. (Ahzab 33/36)

Üstteki ayetten sonra Ahmet Davutoğlu'nun sözlerini göstereyim "Allah faizli kredinin bereketini artırsın" diyor, işte buna Allah ve resulüne savaş açmak deniyor.


Ahmet Davutoğlu'nun bu sözleri üstüne alttaki ayetleri yazayım.

Ali İmran
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

130. Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak riba yemeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

131. Kâfirler için hazırlanmış ateşten sakının.

132. Allah’a ve Peygambere itaat edin ki size merhamet edilsin.

133. Rabbinizin bağışına; genişliği göklerle yer arası kadar olan ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için, hazırlanmış bulunan cennete koşun.

Tayyip Erdoğan'a faiz tenkidi - Abdülaziz Bayındır

Türkiye'yi Büyük Bir Felaket Bekliyor

İşlenen Her Haram Bir Mahrumiyet Doğurur

Ayetlerde ism (إِثْم)  diye bir kavram var. Meal okuyanların bunu kolay anlaması için ism yetine “günah” yazıyorlar. Bunları Süleymaniye Vakfı’nın mealinde görebilirsin. Alttaki ayette ism nasıl geçiyor ve açıklamada da ne anlama geldiğini görebilirsin.

Bakara

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım

219. Sana hamrı (sarhoşluk veren ve uyuşturan maddeleri) ve şans oyunlarını soruyorlar. De ki her ikisinde büyük bir ism[1*] (zararlar) ve insanlar için yararlar vardır[2*]. Ama bunlardaki ism yararlarından büyüktür. (Hayra) neyi harcayacaklarını da soruyorlar. De ki: Artanı! . Allah, âyetlerini size böyle açıklar ki düşünesiniz.

[1*] Ayetteki İsm (إِثْم) , kişiyi sevaptan yani iyiliklerden ve doğal yapısından uzaklaştıran davranış anlamındadır (Müfredât). Hamr ve kumar kişiyi Kur'an'dan, namazdan  (Maide 5/91) ve doğal yapısından büyük ölçüde uzaklaştırır.

[2*] İçkiden ve kumardan kazanç elde edilebilir, ama bunların zararı, faydasından büyüktür. 

İçki ve şans oyunlarında faydalar varmış ama bunlardaki ism faydasından büyükmüş. Doktorlar bir zamanlar damarları genişlettiği için akşamları bir kadeh viski ya da kalbe iyi geldiği için bir kadeh şarap tavsiye ediyordu. Bu, alkolün faydası ama Allah ism diye adlandırdığı, insanları sevaptan uzaklaştıran bu davranışın alkolün faydasından daha büyük olduğunu söylüyor. Bu konudaki diğer ayeti de göstereyim.

Araf

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım

33. De ki “ Rabbim sadece şunları yasak (haram) etti: İster açık, ister gizli olsun her türlü fuhuş, ism (bu kitapta anlatılan günahları)[*], haksız saldırı, Allah’ın hakkında bir belge (yetki) indirmediği şeyi O’na ortak saymanız (şirk) ve Allah hakkında bilmediğinizi söylemeniz.”

[*] İsm (الإثم) “günah” diye tercüme edilir. Zenb ve cünah’a da aynı anlam verilince aradaki fark kaybolmakta, o zaman meselâ, Kur’an’da içkinin haram olduğuna dair bir hükmün olmadığını söyleyenler çıkmaktadır. Halbuki Bakara 2/219’a göre içki ve kumarda büyük bir ism vardır. İsm, Allah’ın haram  kıldığı şeylerden olduğuna göre içki haramdır. Bu sebeple kelimeyi tercüme etmedik. Elif Lam’lı olduğundan ‘bu kitapta anlatılan’ tamlaması eklenmiştir.

İsm denen, Kur’an’da anlatılan günahlar bizi hayırlardan uzaklaştırıyor, mahrumiyete sebep oluyor. Bunun nasıl olduğunu Tevbe ve İstiğfar Nedir? Allah Bütün Günahları Affeder Mi? sayfasında 4. başlıktan okuyabilirsin. 2005'te faizin önünü açan yasaların çıkarılmasıyla Türkiye de mahrumiyet yaşayacak. Kur'an'da bunun bir örneği var mı? Olmaz mı, hem de konu faiz. Yahudilerin yaşadıklarını göstereyim ama önce ayeti yazayım.

Nisa

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla

110. Kim bir kötülük işler veya kendini yanlışa sürükler de Allah'tan bağışlanma dilerse, Allah'ın bağışlamasının bol, ikramının çok olduğunu görecektir.

111. Kim bir günah işlerse onu sadece kendi aleyhine işlemiş olur. Allah bilir, doğru kararlar verir.

Yahudilerin Yaşadığı Mahrumiyet

Bu ayette “günah” diye tercüme edilen kelime “ism.” Allah Yahudilere Tevrat’ta “faizi bırakın” emrini vermiş ama onlar da bu emri dinlememiş, bunun üzerine Allah onlara bazı yiyecekleri yasaklamış.

Nisa

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla

160 Yahudilerin yanlış tutum ve davranışları sebebiyle onlara helal kılınmış temiz şeyleri haram kıldık. Çünkü onlar, bir çok kimseyi Allah yolundan engellerler.

161 Kendilerine yasak edildiği halde faiz alırlar[1*] ve insanların mallarını uydurma (batıl) yollarla yerler. Onların kâfir olanlarına acıklı bir azap hazırlamışızdır.

[1*] «Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız.  Yabancıdan faiz alabilirsiniz ama kardeşinizden almayacaksınız. Böyle yapın ki, mülk edinmek için gideceğiniz ülkede el attığınız her işte Tanrınız RAB sizi kutsasın. Tesniye Bap 23. Bu ayete göre "Yabancıdan faiz alabilirsiniz ..."  sözü Tevrat'a sonradan eklenmiştir. 

Allah Yahudilere kendi kitaplarında da faizi bırakın emrini vermiş ama onlar da bu emri dinlememiş, bunun üzerine Allah onlara bazı yiyecekleri yasaklamış. İşte bu "ism." Faizden vaz geçin dedi, dinlemediler ve bazı yiyeceklerinden mahrum kaldılar. Haram işlersen bulunduğun makamı kaybedersin. Türkiye de bunu yaşayacak. Eğer tevbe edip bu yasalar değişmezse Türkiye altından kalkılamayacak cezaya çarptırılacak. Tarihin görmediği ekonomik krizler ve bir sürü bela aynı anda geldiğinde bu açıklamaları hatırla. Bu Allah’ın kanunudur.

Yahudilere Verilen Kırk Yıllık Ceza

Yahudilerle ilgili bir başka örnek vereyim. Musa peygamber Yahudileri Firavun’un elinden kurtardığında Allah Yahudilere vadettiği topraklara yerleşmelerini söyledi. Fakat o bölgede zalim bir topluluk var. Bu toplulukla mücadele etmeleri gerek. Sadece iki kişi hariç Yahudilerden kimse o bölgeye gitmemiş. Bunun üzerine Allah o bölgeyi kırk yıl yasaklamış. Ayetleri göstereceğim, burada unutmamamız gerek konu, Yahudiler Allah’a güvenmedi. Allah bir bölgeyi vadetmiş, Musa peygamber oraya gidelim, bir insanın Allah’a ve peygambere güvenmesi için daha ne lazım? Eğer Yahudiler Allah’ın kendilerine yardım edeceğine güvenseydi o bölgeye giderlerdi.

Maide

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla

Bir gün Musa halkına dedi ki “Ey halkım, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. İçinizden nebîler çıkardı ve sizi melikler (önderler) yaptı. Bu alemde kimseye vermediğini size verdi. Ey Halkım! Allah'ın size verdiği şu tertemiz yere girin; arkanızı dönmeyin, yoksa her şeyinizi kaybedersiniz.” Dediler ki: “Bak Musa! Orada çok baskıcı bir halk var. Onlar çıkmadıkça biz oraya asla giremeyeceğiz. Eğer onlar çıkarlarsa o zaman gireriz." O korkanlardan Allah’ın nimet verdiği iki kişi dedi ki “Onlara şu kapıdan hücum edin; oradan girerseniz galip gelirsiniz. Eğer inanıp güveniyorsanız yanlız Allah’a dayanın.” (Musa’nın halkı) Dediler ki “Bak Musa! Onlar orada olduğu müddetçe biz asla oraya giremeyiz. Sen ve Rabbin gidin, savaşın. Biz burada oturuyoruz.” Musa dedi ki “Ey Rabbim, benim gücüm sadece kendime ve kardeşime yeter. Artık bizimle o yoldan çıkmış topluluğunun arasını ayır.” Allah buyurdu ki “Artık orası kırk yıl onlara haram kılınmıştır. Oturdukları yerde şaşkın şaşkın dönüp dolaşsınlar. Sakın o yoldan çıkmışlar topluluğuna acıma.” (5:Maide 20-26)

Allah diyor ki; Ant olsun, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Düşünüp öğüt/ibret alan yok mudur? (Kamer 32) Biz bu Kur'ân'da insanlar için her örneği, değişik biçimlerde verdik. İnsan ne kadar çok tartışan bir varlıktır! (Kehf 54) Allah Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırılmış ve içinde her türlü örneği vermiş. Yahudilerin Allah'ın yasaklarını çiğneyip hayırlardan mahrum kalmaları bu yüzden anlatılıyor. Allah mealen "emirlerimi dinlemeyen kavimler gibi olmayın, onlar emirlerimi dinlemedi Ben de onları cezalandırdım" diyor. Burada asıl mesele Allah'a güven meselesidir. Allah faizi yasakladıysa Allah'a güvenip bu yasağı uygulamak gerekiyor. Faiz yasağını aşmaya çalıştığın zaman Allah'a güvenmemiş oluyorsun. Allah ekonomiden anlamıyor mudur ki insanlar faiz yasağını aşmaya yol arıyor? Alttaki ayetten korkmak gerekiyor. Şu an biz de kötü sona yaklaşıyoruz.

Araf

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla

182. Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanları, beklemedikleri yerden adım adım kötü sona yaklaştırırız.

183. Onlara süre tanırım. Benim düzenim sağlamdır.

Tayyip Erdoğan ve kendine müslüman diyen Ak partililer 2005 yılında katılım bankalarına faizli işlem yapma hakkı verdiğinde Yahudilerin yaptığını yapmış oldular. Allah "faizi bırakın" diye emir vermiş üstelik faizin Allah ve resulüne savaş açmak olduğunu söylemiş, buna rağmen Tayyip Erdoğan ve Ak partili yöneticiler faize izin veren yasa çıkartıyorsa ayetleri görmezden gelmiş oluyor. Kendilerini bu konuda insanlar uyarmış. Yaptıklarının yanlış olduğu söylemiş ve faize girmeden ekonomiyi, bankacılık sistemini düzeltecek tavsiyelerde de bulunmuşlar. Bu durum Türkiye'yi batıracak. Faiz yasalarını çıkaranlar acilen bu yasaları düzeltmeli ve tövbe etmeli yoksa yahudilerin yaşadığı gibi mahrumiyet yaşayacağız, Allah altından kalkamayacağımız bir bela verecek. Allah çok bağışlayıcı merhamet edendir, yeter ki tÖvbe edip faizden vaz geçelim.

İmtihan Bilgi İmtihanı Değildir - Faiz

Herkes bu dünyanın imtihan dünyası olduğunu duymuştur ama bu imtihan nasıl imtihandır bilmiyor. Bu imtihan bilgi imtihanı değildir. Allah bize üniversite sınavı gibi bir sınav yapmıyor. Bu imtihan Allah'ın rızasını tercih edip etmeme imtihanıdır. Maddi manevi her türlü olumsuzluğu rağmen "Allah ne diyorsa o" deyip Allah'ın rızasını tercih edebiliyor musun, bütün mesele budur? Haşa Allah ekonomiden anlamıyor mu ki faizi yasaklamış? Büyümek istiyorsa bir ülke bırakacağı ilk şey faizdir. Bunun şakası yok, faize giren müslümanların gideceği yer cehennemdir, çıkıp çıkmayacağına Allah karar verir. Faiz kullanmaya devam eden ülkeye Allah'tan bela gelir ve bunun altından kimse kalkamaz.