Şeytan ayetleri nedir? Şeytan vahye karışıp peygambere vesvese vermiş midir? Peygamber Lat Menat ve Uzza'yı övmüş müdür?

☰ Menü

Peygamberimizin Vahiy Alması Esnasında Şeytanın Karıştığı İddiası

Bu iddiayı dile getirenler buna kısaca şeytan ayetleri diyor. En şiddetli savunucusu yazdığı "şeytan ayetleri" kitabından dolayı herhalde Salman Rüştü olsa gerek. Türkiye'de ki ateistlerde şeytan ayetlerine Turan Dursun'un yazdığı kitapla delil getiriyor. işin garibi bu olay "garanik hadisesi" diye islam kitaplarına bile girmiş. Garanik benim araştırdığım kadarıyla "yüce ilaheler" demek. Yüce ilaheler denen şeylerin müşriklerin putları olduğu açıktır herhalde. İddialarına göre bu olay peygamberimiz [sallallahu aleyhi ve sellem] Necm suresin ayetlerini okurken şeytan vesvese vermiş, o da ayette geçen yüce ilaheler denen putları övücü sözler söylemiş, daha sonra Cebrail bir ayetle yaptığı hatayı bildirmiş, bunun üzerine peygamber çok üzülmüş, Allah da teselli niteliğinde "şeytan senden önce de peygamberlere vesvese verdi" mealindeki ayeti indirmiş. İddia bu. Buna detaylı bakmadan önce vahiy ne demek ve nasıl oluyor buna bakmak lazım. Vahiy kelimesi sözlükte "gizlice söylemek ve bildirmek veya gizlice söylenen söz" anlamına gelir. Bildiğimiz genel anlamıyla Allah'ın emir ve yasaklarını peygamberlere bildirmesidir. Bu bildirim Cebrail aracılığıyla yapılmaktadır. Bununla beraber Allah'ın her insana doğruyu ve yanlışı ilham ettiği de bir gerçektir, bunun için peygamber olmaya ve hatta müslüman olmaya gerek yoktur. Bu Şems suresinde geçmekte.

Şems
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

7. Her bir nefis ve onu düzenleyen,

8. Ona hem kötülük, hem de ondan sakınma yolu ilham eden hakkı için ki:

9. Nefsini maddî ve manevî kirlerden arındıran, felaha erer.

10. Onu günahlarla örten ise ziyana uğrar.

8u ayette geçen "ilham" Allah'ın herkese yaptığı kötülükleri ilham ettiğini gösteriyor. Allah'ın haram, yasak saydığı şeyleri yapan insanlarda yaptığının yanlış olduğuna dair bir his oluşması, içinden bir sesin yanlış yolda olduğunu söyler gibi olması bu sebepledir. İnsan bu duygulara aldırmayıp yasaklanmış şeyleri yapmaya devam ettiği taktirde bu duyguyu hissetmesi giderek azalır ve bir gün gelir artık hiç hissetmez olur, buna dinden, Allah'tan uzaklaşma deniyor.

Peygamberlere de ilham yoluyla pek çok şey vahyolunmuş olabilir ama bizim buradaki konumuz şeytanın peygambere vesvese yoluyla bir şeyler söyletmesi. O zaman vesvese nedir ona bakalım.

Şeytan, insanın aklından geçenlere göre mi vesvese veriyor

Peygamberler bu vesveseden korunmuş mudur? Ateistlerin iddiası olan ayet

Bu videodan sonra aklına madem şeytan peygambere de vesvese yapıyormuş o zaman ateistlerin iddiası doğru mudur sorusu geliyor mu? Aslında bu videonun mesajı şeytan peygambere bile vesvese vermeye çalışıyorsa senin çok dikkatli olman lazım geldiğidir.

Peygamberlere vahyin gelişi şekline dair Kur'an da ayrıntı var mı?

Üstteki videodan vahyin şeklini gördün. Vahiy esnasında şeytan peygambere vesvese verecek olsa haşa Allah'a eksiklik isnad edilmiş olur. Vahyi şeytandan koruyamadı algısı oluşur, o zaman bize bildirilen emir ve yasakların şeytanın sözü olmadığından şüphemiz olur tabi başta peygamberimizin. Dolayısıyla vahiy korunmuştur, zaten şeklini de gördün.

Şimdi ateistlerin şeytan peygambere vesvese ile putları övdürdü iddiasına gelirsek Bu ayetlerin şunlar olduğunu söylüyorlar.

Necm
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

19. SİZ DE gördünüz mü? Lât’ı ve Uzza’yı,

20. diğer üçüncüleri olan Menat’ı (bir güçleri var mı)?

21. Demek erkek size, dişi de O’na ha!

22. Çok insafsızca bir taksimdir/tutumdur bu!

23. Onlar ancak, sizin ve babalarınızın kendilerini isimlendirdiğiniz boş isimlerdir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmedi. Ancak zanna (teorilerine) ve nefislerin alçak hevesine (isteklerine) uyuyorlar. Halbuki onlara, Rablerinden hidayet (Kur’an) geldi.

24. Yoksa insan temenni ettiği şeylerin hepsine erişecek midir?

25. Ahiret te Allah’ındır, dünya da!..

Bu ayetlerin ne anlama geldiği önemli.

Bu sözlerde "Lat, Uzza, Menat" adlı tanrıçalar övüldüğü için putataparların, peygamber ve inanırlarıyla birlikte secde ettikleri, bir olay olarak kaynaklarda yer alır.

Turan Dursun'un Şeytan Ayetleri İddiası

Turan Dursun'un şeytan ayetleri iddiası

Bu olayı ele alan herkes hadis olduğu iddia edilen bir metne dayanıyor. Turan dursun da onu almış.

Hadis 2: "Peygamber Mekke'de iken Necm suresini okuyordu, Lat'ı, Uzza'yı ve bir öteki, üçüncü (put) olan Menat'ı gördünüz mü ?" diyen yere gelince şeytan, peygamberin diline şunu atıverdi "İşte bunlar, yüce turnalardır. Şefaatleri de elbette ki umulur." Bunun üzerine putataparlar: "Muhammed daha önce değil, bu gün tanrıçalarımızı iyi sözlerle andı!" dediler. Yine bunun üzerine Peygamber secde etti ve onlar da secde ettiler.

Turan Dursun ya da kim olursa olsun bir insan bir sözü hadis diye ortaya koyarsa bunun ravilerini de yazmak zorundadır. Ravi rivayet edenler demek. Kim kimden duyduğunu nakletmiş ya da kimin kitaplarında geçiyor görmek lazım ki hadis alimleri bu rivayet edenlere, kitaplara bakıp bir tahlil yapabilsin. Mesela bir hadisi yedi kişilik rivayet zinciri olsun, bu yedi kişiden biri o dönem yaşayanlardan biri değilse belli ki bu isim sonradan eklenmiş diye düşünülür ya da rivayet edenlerde yalan söylediği sabit olan insanlar varsa bu hadise güvenilmez denir. Hadisçilerin uzun zamandan beri uyguladıkları kriterleri vardır. Kalkıp bir insan peygambere ait olduğu iddia edilen sözün rivayet zincirini yazmadan hadis diye yazıyorsa buna itibar edilmez. Bu sözün "çok güvenilen bir alimin kitabında geçiyor" diyerek de doğruluğu ispatlanmaz. Nitekim Turan Dursun'un da delillerinden biri bu.

Bu konuda uzun söze gerek yok. İslam dünyasının en büyük uzmanlarından Suyuti ve İbn Hacer "hadis"i sağlam ve olayı gerçek kabul ediyorlar. Süyuti'de, İbn Hacer'de hangi hadisin sağlam, hangisinin çürük olduğunu en iyi bildikleri İslam dünyasında kabul edilegelmiş uzmanlardır. Ve bunlar için de "dinsiz, İslam düşmanı" suçlaması yapılamaz.

Suyuti ve İbn Hacer bu olayı gerçek kabul ediyor olması bu olayın delili midir? Buna aykırı olan ayetler ne olacak? Ayetleri mi esas alacağız yoksa Suyuti ve İbn Hacer'in rivayetlerini mi?

Taberi'nin Rivayeti

Resûlullah, kavminin yüz çevirdiğini görünce bu ona çok ağır geldi. Allah’tan kavmi ile kendisini birbirlerine yaklaştıracak bir şey inmesini temenni etti. Cenab-ı Allah Necm suresini indirdi. O da okudu. Bu esnada şeytan gönlünden geçirip de kavmine getirmek istediği şeyi onun lisanına atıverdi: “Bunlar yüce kuğu kuşları (tanrıçalar)dır ve elbette onların şefaatleri umulur” Kureyşliler bunu işitince sevindiler ve onu dinlemek üzere yaklaştılar… O, sureyi bitirince secde etti. Onun secde ettiğini gören mü’minler de onun getirdiğini tasdik ederek secde ettiler. Mescitteki müşrikler de secde ettiler… Secde haberi, Habeşistan’a hicret etmiş Müslümanlar’a da ulaştı. Bir kısmı orada kalıp, bir kısmı Mekke’ye hareket etti. Sonra, Cenab-ı Allah, Peygamber’e, “Benim indirmediğim şey söyledin!” dedi. Resûlullah üzüldü, Allah’tan korktu. Bunun üzerine Allah bu âyeti (Hac, 52) indirerek onu teselli etti, Şeytanın ilka ettiğini neshetti” (Taberî, 27/187-188).

Bu rivayet doğru olmadığı hac 52. ayette geçen “Benim indirmediğim şey söyledin!” sözünden belli. İddia ettikleri olay Mekke zamanında yaşanıyor ama Hac suresi Medine'ye hicretten sonra iniyor. Allah bu sözü söylemek için neden 10 sene beklemiş? Ayrıntılı hesap aşağıda.

Taberi burada bahsetmemiş ama iddia o ki bu olay üzerine Allah önce İsra 73-75 sonra Hac 52. ayeti indirdi diyorlar. Buradaki anahtar kelime bu olay üzerine Turan Dursun'un da yazısına dikkat et bu ayetlerin bu olay üzerine indirildiğini yazdığını görebilirsin. Nadir o ayetler?

İsra
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

73. O KİMSELER; neredeyse seni fitneye düşüreceklerdi, sana vahyettiğimizden ayırarak; ondan başkasını Bize iftira etmen için. İşte o zaman, seni dost edinirlerdi.

74. Ant olsun, eğer Biz seni sağlamlaştırmamış olsaydık, neredeyse onlara birazcık meyledecektin.

75. Şayet öyle olsaydı o zaman sana; hayatta da ölümünden sonra da kat kat azap tattırırdık. Sonra Bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın.

76. Onlar seni oradan/yurdundan çıkarmak için, seni tedirgin etmeye çalışıyorlar; bu durumda senin ardından, onların kendileri de pek fazla kalmayacaklar!

77. (Bu) senden önce gönderdiğimiz elçilerimiz hakkındaki yasadır. Bizim yasamızda bir değişiklik bulamazsın.

Hac
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

52. SENDEN önce hiçbir Rasûl (Elçi) ve Nebi (Peygamber) göndermedik ki, velev ki o; bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine vesvese vermeye çalışmasın! Ama Allah şeytanın bu çabasını boşa çıkarır. Sonra Allah, âyetlerini bağıntılı (birinin anlaşılmasını diğerine bağlı), sağlam/çelişkisiz kılmıştır. Allah bilen ve doğru hüküm/karar verendir.

Burada anahtar kelime yukarıda yazdığım gibi Allah bu ayetleri bu olay üzerine indirdi diyorlar. Necm suresi Mekke'de takriben risaletin 5. yılında inmiştir, iniş sırası 23'tür. İddiaları olan isra suresinin Ant olsun, eğer Biz seni sağlamlaştırmamış olsaydık, neredeyse onlara birazcık meyledecektin ayetleri hicretten bir buçuk yıl önce indiği biliniyor, iniş sırası 50'dir. Hac sursi ise peygamber Mekke'den Medine'ye hicret ettikten sonra inmeye başlamıştır, iniş sırası 103'tür. Hesaplayalım, peygamberimiz Mekke'de 13 sene kaldıktan sonra Medine'ye hicret etti, Medine'de de 10 sene kaldı. Necm suresi peygamber olduktan sonra 5. senede indirildi, iddialarına göre Lat, Menat ve Uzzayı şeytanın vesvesesiyle övdü bunun üzerine Allah isra 73-75'i indirdi diyorlar ama gördüğün üzere İsra süresi Medine'ye hicretten 1,5 sene önce inmeye başlayan bir sure yani putları övdü dedikleri olaydan 6,5 sene sonra. Diyorlar ki olaydan sonra bir de Allah Hac 52'yi indirdi ve dedi ki SENDEN önce hiçbir Rasûl (Elçi) ve Nebi (Peygamber) göndermedik ki, velev ki o; bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine vesvese vermeye çalışmasın! Bunun bu olayla ilgili olmasının mümkün olmadığını görebilirsin, iddia ettikleri olaydan en az 10 sene sonra inen bir suredir bu.

Sen birine kızsan ya da hatasını söylemek, uyarmak istesen önce 6,5 sene, teselli etmek içinde en az 10 sene sene bekler misin? Madem peygamber Necm suresinde şeytana uydu Allah da "hata ettin" dedi ve ayet indirdi neden olayın hemen peşine değil de kaç yıl sonrasında ayet indirmiştir? Bu olay Taberi de başka tefsirlerde, hadislerde böyle naklediliyor diye doğru kabul edilmesi mümkün delildir. israliyat diye bir şey var. Yahudiler peygamberimizi kötü göstermek ya da kendi peygamberlerini Hz Musa'yı üstün göstermek için bir çok hadis uydurmuşlardır. Buna en güzel örnek miraçta namazın 50 vakit olduğudur. Bunu "Miraç bölümünde görebilirsin.

Allah Kuranı İndirirken Aynı Zamanda Müslümanların Sorularına Cevaplar Da Veriyordu

Allah'ın uyarı niteliğindeki ayetleri 10 sene sonra inemez mi diyenlere şöyle cevap vereceğim. Kuran bir seferde indirilmiş bir kitap değildir. Olaylara göre ve insanlar rahat kavrasın diye 23 senede indirilmiştir. Hatta bir çok ateist bu konuyu "peygamber hadisleri olaylara göre uydurmuştur" yanılgısındadır. Aynı şekilde Mekke'li müşriklerde böyle söylemiş, biraz üstte yazdığım ayet.

Araf
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

203. Onlara bir ayet getirmediğin zaman derler ki: “(Oradan buradan topladığın gibi) bunu da toplasaydın ya!” De ki: “Ben ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım.” Bütün bu ayetler; ufkunuzu/düşüncenizi açacak Rabbinizden gelen belgelerdir. Bir doğru yol kılavuzudur ve bir rahmettir, inanan bir topluluk için!

Furkan
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

32. İNKÂR EDEN KİMSELER dediler ki: “Kur’an ona bir defada toptan olarak indirilmeli değil miydi?” Biz onunla senin kalbini sağlamlaştırmak için böyle (Sure Sure, Bölüm Bölüm) yaptık. Onu (Kur’an’ı) ağır ağır, anlamaya çalışarak ve içine sindire sindire oku!.

33. Onlar hiçbir misal getirmezler ki; Biz de sana hakkı/gerçeği ve tefsir/açıklama olarak en iyisini getirmiş olmayalım.

Ayetler tek seferde insin diyorlarmış ama Allah ne diyor "bölüm bölüm yaptık ki ağır ağır düşüne düşüne okuyun" diye , devamında ki ayetten anlaşılıyor ki müşriklerin vahiy ve islam daveti karşısında yaptığı her harekete bir cevap olarak da ayetler inmiş. "Madem peygambersin o zaman senin bizden farkı olmalı bize bir delil göster mesela melekleri indir" vb şeyler söylüyorlardı onlar bunu söyledikçe bunlara cevap ayetler iniyordu.

İsra

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

89 - Bu Kur’ân’da insanlara her örneği değişik şekillerde vermişizdir. Ama insanların çoğu, nankörlük dışında her şeye direnir.

90 - Dediler ki; “Bize bu topraktan akıp giden bir pınar fışkırtıncaya kadar sana inanacak değiliz.

91 - Hurması ve üzümü olan bir bahçen de olabilir; ırmakları onların arasından da akıtabilirsin.

92 - Ya da sandığın gibi gökyüzünü üstümüze parça parça düşürürsün. Allah’ı ve melekleri karşımıza getirsen de olur.

93 - Altından yapılmış bir evin olsa yahut gökyüzüne çıksan? Bize okuyacağımız bir kitap indirmedikçe çıktığına da inanacak değiliz ya.” De ki “Rabbime boyun eğerim; ben elçi olan bir beşerden başka neyim ki?

94. Kendilerine doğru yolu gösteren kişi gelince bu insanları inanmaktan alıkoyan şu sözleridir: “Allah elçi olarak bir adamı (beşer) mı gönderdi?”

95. De ki “Yeryüzüne yerleşip dolaşanlar melekler olsaydı, onlara elçi olarak elbette gökten bir melek gönderirdik.”

96. De ki “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Allah kullarının içini bilir ve onları görür.”

İnsanlar anlayabilsin, sorularına cevap bulabilsin diye vahiy 23 sene sürmüş. Müşriklerin söylediklerine karşılık yukarıdakine benzer ayetler inmiş. Tabi bu aynı zamanda müslümanlar için de geçerli. Neyi nasıl yapacaklarına dair peygambere soru soruyorlardı, bunlara karşılık ayetler iniyordu. Bunlar öğrenildikçe yeni ayetler geliyordu. Kuran bir seferde indirilseydi insanlar öğrenmeden hükümler gelmiş olurdu ama böyle az az inince herkse inen her grup ayeti öğreniyordu.

Bakara
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

215. SANA Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Hayır olarak ne harcarsanız o; ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız gerçekten Allah onu hakkıyla bilir.”

219. SANA içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: “Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için, (sizin bilmediğiniz görünmeyen bazı) yararlar vardır. Ama kötülükleri yararlarından daha büyüktür.” YİNE sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “İhtiyaçtan fazlasını!” ALLAH size ayetleri böyle açıklıyor, umulur ki düşünürsünüz.

220. Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. BİR DE sana yetimleri soruyorlar. De ki: “Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışır(birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir.

Maide
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

4. (EY MUHAMMED!) Sana, kendilerine nelerin helâl kılındığını soruyorlar. De ki: “Size temiz ve güzel olan şeyler, bir de Allah’ın size verdiği yeteneklerle eğitip alıştırdığınız avcı hayvanların tuttuğu (avlar) helâl kılındı. Onların sizin için tuttuklarından yiyin. Onu (av için) salarken üzerine Allah’ın adını anın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hesabı çabuk görendir.

İsra
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

85. BİR DE sana (ey Muhammed) ruh hakkında soruyorlar. De ki: “Ruh, Rabbimin emrindendir. Ve size ilimden yalnızca az bir şey verilmiştir.”

Kehf
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

83. VE SANA Zülkarneyn’den soruyorlar. De ki: “Ondan size bir hatıra okuyacağım.”

84. Doğrusu Biz onu yeryüzünde sağlam yerleştirmiş ve ona herşeyden bir sebep vermiştik.

Araf
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

187. SANA kıyamet saatini soruyorlar; “Gelip çatması ne zamandır?” diye. De ki: “Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde oluşturacak olan O’dur ancak. O, göklere de yere de ağır gelecektir! O size ansızın gelir.” Sanki sen ondan haberdar imişsin de sana soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Allah katındadır.” Fakat insanların birçoğu düşünmüyor.

Allah vahiyle, emir ve yasaklarını bildirirken aynı zamanda müslümanların ve müşriklerin sordukları sorulara cevap verir nitelikte ayetler indi, kuran böyle tamamlandı. Şimdi iddiaları şeytan peygambere Necm suresini okurken vesvese verdi, Allah da bu olayın üzerine iddia etikleri ayetleri indirdi ama gel gör ki bu ayetlerden biri 6 diğeri 10 yıl sonra indirildi. Burada nasıl bir bağ kuruyorlar? Her olayın peşinden vahiy gelirken bu olayın peşinden değil de neden on sene sonra ayet geldi, çünkü böyle bir şey yok. Siyer tarihinden haberi olmayan insanlar kendi fikirlerine delil getirebilmek için kurandan ayetler seçmişler ama ayetlerin iniş zamanı göz önünde tutmamışlar.

Şeytanın Yanlız Allah'a Teslim Olanlar Üstünde Etkisi Yoktur

Bu konuyla ilgili son bir şey daha yazacağım. Şeytanın vesvesesi, etkisi zayıftır. bunu ayet söylüyor zaten aksi olsaydı, şeytan istediği gibi insanları yönlendirebilseydi bu Allah'ın adaletine sığmazdı. Çünkü Allah Adem'e secde etme olayında şeytanı kovduktan, şeytan da izin istedikten sonra Allah şöyle dedi;

İsra
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

61. HANİ, bir zaman meleklere demiştik: “Âdem’i selamlayın/önünde saygıyla eğilin.” İblis’ten başka hepsi derhal saygıyla eğildiler/selamladılar. O dedi ki: “Çamur olarak yarattığın kimseyi selamlar mıyım?”

62. Dedi ki: “Benden üstün kıldığın şu kimseyi gördün mü? Eğer kıyamet gününe kadar beni ertelersen; bir kısmı hariç onun zürriyetini kötü işlere sürükleyeceğim.”

63. (Allah) buyurdu: “Çekil git! Onlardan her kim sana uyarsa, şüphesiz sizin cezanız cehennemdir, uygun bir ceza olarak!

64. Onlardan, gücünün yettiği kimseleri sesinle yerinden oynat. Atlılarınla, yayalarınla onlara yaygara yap. Mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol. Onlara sözler ver!” Şeytan, onlara aldatmaktan başka bir söz vermez ki!

65. “Gerçek kullarıma gelince; onların üzerinde senin hiçbir zorlayıcı gücün olamaz!” Vekil/koruyucu olarak Rabbin daha layıktır!

Gördüğün üzere şeytanın insanlar üzerinde zorlayıcı bir etkisi yoktur. Bu durumda bir çok ateistin "şeytanı neden yok etmedi" sözünün de bir anlamı yoktur. Sana kötülükleri zorla yaptıran şeytan değildir, etkisi zayıftır.

Nahl
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

99. Gerçek şu ki; onun/şeytanın, inanan ve Rablerine güvenip dayananlar üzerinde, hiçbir gücü yoktur.

100. Onun gücü/hakimiyeti sadece kendisini veli/dost edinenleredir. O kimseler ki; (şeytanı), O’na ortak koşarlar!

Allah bir yandan "Gerçek şu ki; onun/şeytanın, inanan ve Rablerine güvenip dayananlar üzerinde, hiçbir gücü yoktur" diyecek diğer yandan da şeytan hem de peygambere vesvese verip putları övdürecek. Ayetlerden de gördüğün üzere bu mümkün değildir. İbrahim suresinde şeytanın cehennemde söyleyeceği sözler bildiriliyor.

İbrahim
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

22. İŞ/HÜKÜM yerine getirildikten sonra, şeytan dedi ki: “Şüphesiz ki Allah size gerçek olanı vadetti, ben de size vadettim; ama ben, sözümden caydım/yalancı çıktım! Zaten, benim size karşı hiçbir gücüm yoktu ki. Ben sadece sizi çağırdım, siz de benim çağrıma uydunuz. O halde beni kınamayın; siz, kendi kendinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz! Zaten ben, daha önce beni Allah’a ortak koşmanızı da kabul edemezdim! Şüphesiz zalimler/hainler için, acıklı bir azap vardır.”

Bu ayetlerin konuyu açıkladığını düşünüyorum. Bir de iddia ettikleri ayetlerin ne anlama geldiğini paylaşacağım. Buradaki iki video çok önemli, özellikle Hac 52.

İddia Ettikleri İsra 73-77 Açıklaması

Necm suresi peygamberliğin 5. yılında vahyolunmuştu, peygamber Medine'ye hicretten önce 13 sene Mekke'de kaldı. Bu ayetlere dikkat edersen Mekke'den çıkarılmalarından bahsediyor. Peygamber ve beraberindekiler Mekke'de tecrit hayatı yaşıyordu, büyük sıkıntıları vardı. Bu ayetler o sıkıntılara karşı Allah'ın peygamberi güçlendirdiği söylüyor. Allah'ın verdiği bu yardım olmasa çektikleri sıkıntıdan dolayı antlaşma yapabileceğinden bahsediyor çünkü Mekke'liler bu tecriti kaldırmak için antlaşmalar öneriyordu. Müşriklerin isteklerinden biri "putlarımıza dokunma" isteğiydi ama peygamber hiç bir şekilde kurandan taviz vermediği için ve her türlü anlaşmayı red ettiği için Mekke'den çıkarmayı gündeme getirdiler, bu ayetler diyor ki "seni oradan çıkarttıkları vakit onlarda orada kalamayacak."

İsra
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

73. O KİMSELER; neredeyse seni fitneye düşüreceklerdi, sana vahyettiğimizden ayırarak; ondan başkasını Bize iftira etmen için. İşte o zaman, seni dost edinirlerdi.

74. Ant olsun, eğer Biz seni sağlamlaştırmamış olsaydık, neredeyse onlara birazcık meyledecektin.

75. Şayet öyle olsaydı o zaman sana; hayatta da ölümünden sonra da kat kat azap tattırırdık. Sonra Bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın.

76. Onlar seni oradan/yurdundan çıkarmak için, seni tedirgin etmeye çalışıyorlar; bu durumda senin ardından, onların kendileri de pek fazla kalmayacaklar!

77. (Bu) senden önce gönderdiğimiz elçilerimiz hakkındaki yasadır. Bizim yasamızda bir değişiklik bulamazsın.

İddia Ettikleri Hac 52-54 Açıklaması

52. ayeti delil getiriyorlar ya, 52 den sonrasını da oku, bu bir pasajdır, ayetler birbiriyle ilgilidir ve bu ayetler iddia ettikleri olaydan çok sene sonra inmiştir. Allah peygamberlerini şeytanın ve diğer kötü amelli insanların şerrinden korumuştur çünkü peygamber Allah'ın mesajını eksiksiz veya fazlasız insanlara ulaştırabilsin diye. Bu anlamda vahiy korunmuştu. O zaman şeytan madem başarısız olacaktı, Allah neden şeytana peygambere vesvese vermesine kalkışmasına izni vermiştir? 53 ayet bunun cevabıdır. Bu bir imtihandır yani şeytan peygambere Necm suresinde putları övdürmüştür diyenler bu imtihanı kaybedenlerdir. şeytan peygambere karşı değil ama bu iddialara inananlar üzerinde başarılı olmuştur, buna inananları aldatmıştır. Yukarıda gördün şeytanın etkisi zayıftır, sadece çağırır, uyup uymamak insana kalmış. Bu videodaki açıklamaları çok önemli bulduğum için biraz uzun yaptım, özet yapsaydım bu ayetlerin mesajı tam anlaşılamayabilirdi. Eğer ateistlerin bu iddiasına inanıyorsan biraz uzun da olsa bu videoyu dikkatli dile. Bu şeytan ayetleri iddiasını doğru kabul edeceksen de hiç değilse müslümanların açıklamasını da dinledim öyle kabul ettim dersin.

Hac
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

52. SENDEN önce hiçbir Rasûl (Elçi) ve Nebi (Peygamber) göndermedik ki, velev ki o; bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine vesvese vermeye çalışmasın! Ama Allah şeytanın bu çabasını boşa çıkarır. Sonra Allah, âyetlerini bağıntılı (birinin anlaşılmasını diğerine bağlı), sağlam/çelişkisiz kılmıştır. Allah bilen ve doğru hüküm/karar verendir.

53. Allah; şeytanın bu çabasına, kalplerinde hastalık bulunanlar ile, kalpleri katı olanları açığa çıkarmak için izin verir. Hiç şüphesiz ki o zalimler derin bir ayrılık içindedirler.

54. Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar onun, Rabbinden gelen hak/gerçek olduğunu bilsinler. Böylece O’na iman etsinler ve sonuçta da; kalpleri O’na saygı duysun diye Allah böyle yapar. Hiç şüphe yok ki Allah iman edenleri doğru yola iletir.

55. İnkâr edenler; kendilerine kıyamet ansızın gelinceye, yahut ta onlara kısır bir günün azabı gelip çatıncaya dek, o Kur’an’a hep şüphe içinde bakarlar.

56. İşte o gün mülk (hükümranlık) Allah’ındır. O, insanların arasında hükmünü verir. Artık iman edip, faydalı bir işi en iyi şekilde yapmış olanlar, Naîm Cennetleri’ndedirler.

57. İnkâr edip âyetlerimizi yalanlamış olanlara gelince, onlar için de alçaltıcı bir azap vardır.

Ankebut suresinde, surenin adı da oradan gelmekte, dişi örümcekten bahsediyor. Dişi örümcek çiftleştiği erkeği öldürüp sonrada yiyor, ayet buna vurgu yaparak Allah'tan başkasını dost edinenlerin durumunu buna benzetiyor. Ateistler Turan Dursun, İlhan Arsel vb insanların Türkçe meallerden gördükleri tercüme hataları ve kendi kafalarından oluşturdukları yanlış din algısını benimseyerek aslında tıpkı ayette söylendiği gibi en çürük olana sarılıyor. Bu aynı zamanda şirke giren tarikatlar, rableştirilen efendi/şeyh sistemi içinde geçerli.Bunun ayrıntılarını Şirk bölümünde görebilirsin.

Ankebut
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

41. ALLAH’IN dışında, birtakım evliyaya/dostlara/efendilere bağlananların durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir! Halbuki evlerin en dayanıksızı/çürüğü, şüphesiz ki, örümceğin evidir! Şayet bilselerdi!