Mahmut Efendi Kimdir? Bayram Ali Öztürk hacdaki konuşması. Ölüm Meleği Geri Çevrilir Mi? Ete Kemiğe Büründüm Mahmut Diye Göründüm

☰ Menü

Mahmut Efendi Kimdir?

İslam alemi onu bu yüzyılın müceddidi seçti. Geçen senelerde bütün dünyadan, islam ülkelerinden, öğretim görevlileri de dahil olmak üzere, şeyhler, tarikatlar bir sürü insan geldi, Marifet derneği aracılığı ile AL MAHAD-UL-AALi AL-iSLAMi Üniversitesi, Mahmut efendiye bir ödül vermiş. Bu durumda bu yüzyılın doğruyu gösteren kişisi Mahmut efendi ilan edilmiş oldu. Bu insanların seçimi bu. Niçin bizim ülkemizde yer yerinden oynamadı hatta bir çok kişinin haberi olmadı? Bayram falan yapılmadı? Aksine basında kavga çıktı. Niçin bizim üniversitelerimizden katılanlar, sahiplenenler olmadı? Hadislerin doğruluğu konusunda bir çalışma yapılmadan, doğru yanlış, hurafe, bidat ayrılmadan, bu geleneği takip etmek, hurafeleri bir sonra ki nesle taşımaktan başka bir şey değildir.

Ali Akın Yorumluyor: "Mahmud Efendi ve Asrın Mücedidi Oluşu"

Mahmut efendi neden seçilmiş olabilir diye düşününce aklıma bir şey geliyor. O da laik bir ülkede cübbe, sakal, sarıkla yaşayan bir cemaat oluşturmuş olmasından olabilir. Öyle ya devlet uzun bir süre din yönetimi ile ilgilemedi, insanlar istediğini yapmakta özgür, başı açık, denize giren, kısa etek giyen kadınlar, kot pantolon giyen, sakalsız, sarıksız erkekler, daha çok sayılabilir, diğer yanda Fatih’te ismailağa cemaati. Bu oluşumun sağlanması bu seçimin yapılmasında büyük oranda rol oynamış olabilir. Müceddid doğruyu gösteren anlamındadır, bu seçimle güya laik bir ülkede insanlara nasıl olunması gerektiğini göstermiş oldular. Yaşam tarzlarına bir şey diyecek halim yok ama sakal, sarık, cübbeli halleriyle müslüman görünüyorlar ama sohbetlerinin içeriğinde şirk var.

Müceddit doğruyu gösteren demek. Bir insan mücedditse bizim onu yıllardır görüyor, duyuyor, dinliyor olmamız gerekir. Mehmet Zahit Kotku hocanın 1970’lerden kalma hala yayınlanan sohbetleri var ama Mahmut efendinin neler anlatıyormuş diye bakacağımız bir tane dersi yok. Belki Lalegül fm’in arşivlerinde ya da sitelerinde numunelik vardır. Tamam ses kaydı olmayabilir bunu anlayabilrim, o zaman kitapları olması gerekirdi. Madem mücedditsin bu güne kadar 30-40 kitap yazmış olman lazım ki bir şeyleri gerçekten düzeltmeye çalıştığına inanayım. Ben şunu anlamıyorum Allah’ın sesini duymadığımız, yüzünü görmediğimiz, kitaplarını okumadığımız bir insanı niçin müceddit diye görevlendirsin? Müceddit seçilen kişinin facebook sayfasından yayınlanan bilgiye bak.

Kaç kişi beğenip kaçkişi paylaşmış görüyorsun. Diş ağrısının sebebi bellidir, çürümeye bağlıdır. Çürüme de ağızdaki bakterilerin ve şekerli, karbonhidratlı yiyeceklerin asit oluşturması sonucu mine plağının aşınmasına bağlıdır. Sebep belli, çürüyen dişin üzerine değil yasin suresinin ayetlerini kuranın tamamını okusan bir şey olmaz. Sünnetullah diye bir şey var. Herşeyin bir ölçüsü var, ağrıyan dişe yasin suresi değil dişçi fayda verir ama müceddit diye seçilen insanın tavsiyesi bu şekilde.

Allah, Mahmut Efendinin Alnında Görülür Yalanı

Mahmud efendi Allah'ın mürşidin alnında tecelli edeceğini iddia etmiş.

Cübbeli Ahmet ve İsmailağa cemaatindeki ne kadar hoca varsa Mahmut efendi yetiştirmiştir. Cübbeli Ahmet’in “doğrudan Allah’a bağlanan şeytana bağlanır” “mezarlarda yatanların aracı yapılması” ve ne kadar buna benzer “vesile arama” düşünceleri varsa bunların kaynağı Mahmut efendidir. Cübbeli Ahmet’ten önce İsmailağa cemaatine vaaz veren hoca Bayram Ali Öztürk’tü. Bir sabah namazında bıçaklanarak öldürüldü. Onu da Mahmut efendi yetiştirdi. Şimdi onun çok kısa bir konuşmasını paylaşacağım. Bu konuşma Hristiyanlara rahmet okutur. Onlar Hz İsa’yı Allah’ın oğlu olarak kabul ediyorlar, bunlar ne yapıyor kendin gör.

Bayram Ali Öztürk "Muhammed Eşittir Allah"

Maide
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

72. Andolsun; “Allah Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler,, kesinlikle kâfir olmuştur. Oysa Mesih şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Yalnız benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa/aracı edinirse, artık Allah; ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.”

“Muhammed eşittir Allah” diyen ne oluyor şimdi? Bunu imam Rabbani'nin Mektubat'ından nakletti fark ettin mi? Bütün İsmailağa cemaatinin evinde kuran var, bu ayet oralarda da yazıyor ama kimse farkında değil herhalde.

mizin vahyi nereden aldığı konuşmasını unutmamak lazım.

Bu insanları Mahmut efendi yetirştirdi ve Mahmut efendiyi de yüzyılın müceddidi seçtiler, gerisini sen düşün.

"Bir mürşidi kamile bağlanmak şarttır" diyenlerin sonu işte böyle şirke gidiyor. Daha çok şey söyleyebilirim ama yine de kimseye saygısızlık etmek istemem. Bunlar nasıl oluyor, nasıl böyle şeylere inanıyorlar diye soruyorsan, Allah bu insanlar için kuranda defalarca uyarıda bulunmuş, Ankebut suresinin ayetlerini hatırlatmak isterim. Allah kuran dışı oluşumları dişi örümceğin evine benzetiyor.

Ankebut
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

41. ALLAH’IN dışında, birtakım evliyaya/dostlara/efendilere bağlananların durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir! Halbuki evlerin en dayanıksızı/çürüğü, şüphesiz ki, örümceğin evidir! Şayet bilselerdi!

42. Şüphesiz ki Allah, kendisinin dışında, ne gibi şeylere yalvardıklarını bilir. O üstündür, hâkimdir.

43. İşte bu örnekler! Biz onları insanlar için anlatıyoruz. Fakat bilginlerden (gerçek bilim adamlarından) başkası, onları düşünüp akletmiyor!

Abdülaziz hocanın “Biz insana şah damarından daha yakınız” sözünün ne anlama geldiğini anlattığı bir video var.

Nakşibendi Cemaatine Eleştiriler

İhsan Eliaçık - "İbrahim'in Soruları" Makalesi

Bir insan bir tarikata cemaate girdiğinde kendisinden gassal elinde meyit olmaları yani cenazeleri yıkayanlar elinde ölü gibi olmalarını istiyorlar. Kuranın hiçbir zaman onaylamayacağı şekilde kendilerini birine teslim ediyorlar. Ondan sonra ona ne anlatılırsa itirazsız kabul eder hale geliyor. Buna o kişiyi rab edinmek deniyor. Kuranı dikkati okursan birinci kuralın Allah'tan başka kimseye teslim olmamak olduğunu çok rahat görürsün. Allah'tan başka efendiye, şeyhe, cemaat liderine sorgusuz teslimiyet insanları şirke götürüyor, çünkü efendiye teslimiyet güven getiriyor ve güven de anlatılanları sorgulamayı engelliyor. Şirk içren birçok örnek video gösterdim, dinleyenlerden hiç birisi duyduklarına itiraz etmemiş. Bu anlatanları rab edindiklerini gösteriyor aksi taktirde "yaşayan" bir insanın bunlara itiraz etmemesi mümkün değil. İhsan Eliaçık’ın çok hoşuma giden, bu makaleyi okuduğum için kendimi şanslı hissettiğim, tam da sorgusuz sualsiz bu inananları anlattığını düşündüğüm bir makalesi var. Şiddetle okumanı tavsiye ederim. Bir yanda soru sorması yasaklanmış müridler diğer yanda soru soran peygamberler hem de Allah’a soruyorlar. Makalenin adı "İbrahim’in soruları."