Kuranı kerimi kim ne zaman kitap haline getirdi? Kuranı kerimi neden kitap haline getirildi? Kuran toplanırken bazı ayetler çıkartıldı mı?

☰ Menü

Kuran-ı Kerim Neden Kitap Haline Getirildi? Toplanırken Bazı Ayetlerin Çıkarıldığı İddiası

Kuran yanlış bilinenin aksine Hz Osman zamanında değil Hz Ebubekir zamanında kitap haline getirilmiştir. Bu konuda ben bir şeyler yazmadan çok güzel yazılmış bir makaleyi paylaşmak istiyorum. Giriş bölümünde Alvin Toffler’in çok beğendiğim ve neredeyse baktığım her yerde gördüğüm bir sözünü paylaşmıştım “21.yy cahilleri okuma yazma bilmeyenler değil, yanlış öğrendiklerini unutamayan, yeniden öğrenmeye, değişime ve dönüşüme açık olmayanlar olacaktır.” Bu makalenin okunup okunmayacağı bu sözle yakından ilgili. Yeniden öğrenmek istemeyenler ya da öğrenmeye açık olmayanlar, kurandan bazı ayetler çıkartılmış iddialarına cevap olacak bu makale karşısında ne yapacaklar? Prof Davut Aydüz yazmış, Sakarya Üniversitesinde hocadır kendisi. İlk 10 sayfasını okusan bile kuranın neden kitap haline getirildiğini, neden bazı ayetlerin çıkarılamayacağını anlarsın. Son kısımda bazı ayetlerin çıkarıldığı iddiasına da değinmiş. Öğrenmeye açıksan makale burada Kur'an-ı Kerim'in İki Kapak Arasında Bir Mushaf Halinde Cem Edilmesi

Makaleyi okuduysan ben başka bir bakış açısıyla bir şeyler yazmak istiyorum. Bazı ayetlerin çıkarıldığı iddiasını dile getirenler iman ne demek bilmiyorlar. Bu konuda onları çok suçlamıyorum ama en azından buna benzer olaylardan karşılaştırma yapabilirler. Mesela cemaatler ve tarikatlar var, liderleri efendiler/şeyhler var, hiç düşünmeden canlarını bu insanlara feda edecek müridleri var, bunu yaptıran iman değil sevgidir. Bu oluşumların içine girmemiş olanlar bu sevgiyi de anlayamayacaktır ama efendi-mürid ilişkisi sevgiye dayalıdır ve hiç kimse bu sevgiyi bozamaz, aralarını açamaz öyle ki bazı oluşumlar var liderleri hata üstüne hata yapıyor ama müridleri efendilerinin hata yaptığını asla kabul etmiyorlar. Bunun örneklerini "Şirk" bölümünde görebilirsin. Efendi mürid ilişkisi sevgiyle birbirine bu kadar kuvvetli bağlıyken Allah ve kullarının ilişkisi bundan daha az mıdır? Biri insanın insana olan sevgi ve saygısı diğeri insanın Allah'a olan sevgi, korku, ümit ve bağlılığı. Hangisi daha üstündür? Bu yazacaklarımı bu sorunun cevabıyla değerlendir.

Hz Ebubekir'in yeni halife seçildiği dönemini düşünelim, peygamberimiz [sallallahu aleyhi ve sellem] yeni vefat etmiş, Müseylime adlı kişi kendisini peygamber ilan etmiş ve kitapların yazdığına göre Beni Hanife kabilesini kendisine bağlamada başarılı da olmuş. Yemame bölgesinde Müseylime'ye bağlı kuvvetler Halid Bin Velid'in ordusuyla savaşmış. Bu savaşta pek çok insan ölmüş, ölenlerden bir çoğu da kuran hafızları. Hz Ömer bu savışın sonucunda Hz Ebubekir'e kuranı bir kitap halinde toplamayı öneriyor, ileride başka savaşlar olursa veya başka nedenlerden hafızlar ölürse kuranı korumaya almak gerektiğini söylüyor ve kuran kitap haline getiriliyor. Burada en çok dikkat edeceğimiz konu kuranı kitap haline getirenler peygamberimizi bizzat görmüş, meclisinde oturup kendisinden ders dinlemiş hatta savaşlarda peygamberimizle savaşmış insanlar. Bu insanlar peygamberimizin vefatının hemen ardından neden bazı ayetleri saklasınlar, ne gibi bir kazançları var? Bir karşılaştırma yapmak istiyorum, Atatürk'ün yazdığı Nutuk, Karl Marks'ın yazdığı Das Kapital, Lenin'in yazdığı Devlet ve Devrim kitapları veya her kim varsa böyle tarihe mal olmuş, geniş kitleleri etkilemiş insanlar, kendileri öldükten sonra kitapları değiştirilmiş midir? Bu insanların bu kitapları kendilerinden sonra gelenler tarafından "burası gereksiz" "burası fazla" "burası karışık" vb diyerek bazı bölümler çıkartılmış mıdır? Peki neden? Bunun cevabını sayfanın altında vereceğim, öncesinde bazı ayetler yazacağım, bu ayetlerle iman ne demek dikkat çekmek istiyorum. Üstte yazdıklarım ve bu bakış açısıyla değerlendir.

Bakara
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

165. İnsanlardan kimileri vardır ki, (Allah’a ulaşmak için Allah’tan başka aracılar edinerek) Allah’a ortaklar koşarlar ve onları, Allah’ı sever gibi (hatta daha çok) severler. İman edenler ise, en çok Allah’ı severler. Eğer zulmedenler azabı gördükleri zaman, bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu görmüş olsalardı! Şüphesiz ki, Allah’ın azabı çok şiddetlidir

“İman edenler ise, en çok Allah’ı severler” bu ayeti bilen, iman etmiş ve gerçekten Allah rızası için yaşayan insanlar neden peygamberin ölümünden sonra kuranın bazı ayetlerini çıkarsın?

Peygamber Müminlere Canlarından Üstündür

En çok Allah’ı sevenler için peygamber ne durumdadır?

Ahzab
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

6. Peygamber müminlere kendi canlarından daha ileridir. Onun eşleri de müminlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar Allah’ın kitabına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) müminlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka! Bu (hüküm) Kitab’a yazılmıştır.

İnsanlar şirkten kurtulmuş, iman etmiş, peygamberi de kendi canlarından ileri bilmişler şimdi bu insanlar neden peygamberin ölümünden sonra kuranın bazı ayetlerini çıkarsın? Allah soruyor "eski şirk dönemi uygulamalarınızdan kurtulduktan sonra peygambere bir şey olursa eski adetlerinize geri mi döneceksiniz?"

Ali İmran
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

144. Muhammed, sadece resuldür, elçidir. Nitekim ondan önce de nice resuller gelip geçmiştir. Şayet o ölür veya öldürülürse, Siz hemen gerisin geriye dinden mi döneceksiniz? Kim geri döner, dinden çıkarsa, bilsin ki Allah’a asla zarar veremez. Ama Allah hidâyetin kadrini bilip şükredenleri bol bol mükâfatlandıracaktır.

Bu ayetleri peygamberle beraber okumuş, öğrenmiş, ezberlemiş insanlar neden peygamber ölür ölmez düzeni bozup, ayetleri gizlesin? Peygamber müminlere canlarından üstündür peki peygamber müminlere karşı nasıldı?

Tevbe
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

128. ANDOLSUN, size kendi içinizden; (bir kul ve bir insan olarak) bir Rasûl gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O size çok düşkün, müminlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.

Kuran peygamberimizin ölümünden 200 sene sonra toplanmadı, çok kısa bir süre sonra bu ihtiyaç hasıl oldu. O dönem herkes peygamberimizin müminlere karşı çok şefkatli, düşkün olduğunu biliyordu, peygamber müminlere canlarında öteydi, böyle bir durumda bu insanlar neden peygamberin ölümünden sonra kuranın bazı ayetlerini çıkarsın?

Peygamberin Ashabı Bu Dünyanın Geçici Bir Yer Olduğunu Biliyordu

Allah diyor ki;

Ankebut
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

64. BU DÜNYA HAYATI bir eğlenme ve bir çalışma(yurdun)dan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise, elbette asıl hayat/konaklama yeri/sonsuz vatan odur! Şayet bilmiş olsalardı!..

Kassas
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

60. Size verilen herşey, yalnızca dünya hayatının geçimi ve süsüdür. Allah’ın katında olan ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hâlâ akletmiyor musunuz?

61. ŞİMDİ kendisine güzel bir ödülü söz verdiğimiz ve de o söze kavuşacak olan kimse; dünya hayatının zevkini yaşayan sonra da, kıyamet günü yakalanıp getirilecek olan kimse gibi midir?

Bakara
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

155. Sizi biraz korkudan, açlıktan, (biraz da) mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile kesinlikle açığa çıkarırız. Sabredenleri müjdele!

156. Onlar (o iman edenler) ki, kendilerine bir musibet geldiği zaman: “Mutlaka biz, Allah’a aitiz/Allah’tan geldik ve şüphesiz biz, O’nun huzuruna döneceğiz” derler.

157. İşte onlara (o müminlere) Rablerinden bağışlanmalar ve rahmet vardır ve onlar, doğru yolu (doğru hayat tarzını) bulanların ta kendileridir.

Peygamberimiz yaşadığı sürece insanlara bu dünyanın geçici, imtihanlarla dolu zor bir yer, asıl dönülecek yerin ahiret olduğunu anlatmışken, insanlar gözleriyle görmüş gibi Allah’a ve hesap gününe inanmışken peygamberin ölümünden sonra insanlar dünya menfaati için niçin ayetleri saklasın, çıkarsın? Madem çıkardığını iddia ediyorsunuz hangi menfaat olduğunu da söyleseniz, peygamberimizin ölümünden sonra Emeviler'e kadar değişen pek bir şey yoktur ki "şu menfaatten dolayı bazı ayetleri sakladılar" diyebilsinler.

Yahudiler Kendi Kitaplarında Tahrif Yaptı

Yahudiler peygamberimizi kabul etmemek için ayetlerde bazı şeyleri gizlemişler, bu yüzden alttaki ayetler nazil olmuş.

Bakara
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

174. ALLAH’ın Kitap’tan indirdiği şeyleri gizleyip de, onunla az bir değeri/dünyalığı satın alanlar var ya, işte onlar karınlarına ancak ateş dolduruyorlar. Allah kıyamet gününde onlarla konuşmaz ve onları temize çıkarmaz. Onlar için çok acıklı bir azap vardır.

175. İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)

Kuranı kitap haline getirmek için çalışan insanlar bu ayetleri duyduktan, bildikten, Allah’ın indirdiği kitaptan herhangi bir şey gizlemenin ateş yemek olduğunu öğrendikten sonra neden peygamberimiz öldükten sonra bazı ayetleri çıkarsın, gizlesinler?

İhsan Şuuru Nedir?

İhsan şuuru nedir biliyor musun? İhsan, Allah’ın her an herkesi gördüğünün, duyduğunun farkında olmaktır. İnsanları günah işlemekten alıkoyan bir şuurdur. “Allah beni görüyor, bunu yapamam” dedirtir. Bu çok derin bir konudur, buna girersem çok yazmam gerekir, kısaca böyle bahsetmiş olayım. Allah’ın her an kendisini gördüğünü, duyduğunun farkında olan o dönemin insanları neden ve nasıl kurandan bir ayet çıkarmaya kalkışırlar? Buna nasıl cesaret edecekler üstelik üstteki ayetleri bilirken?

Bu ayete dikkat et.

Lokman
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

33. EY İNSANLAR! Rabbinizden sakının! Babanın çocuğunun yükünü yüklenemeyeceği, çocuğun da babasının yükünü yüklenemeyeceği o günden korkun! Şüphesiz, Allah’ın sözü gerçektir. Öyleyse dünya hayatında aldanmayın ve sakın çok aldatıcı (şeytan) sizi Allah’ın affına güvendirmesin!

Bu ayetin ne demek istediğini müslümanlar çok iyi bilirler bir de peygamberin yanındaki müslümanları düşün, bizzat peygamberi görmüş, peygamberliğin ilk yıllarında Mekke'de beraber zulme uğramışlar, taşlanmışlar, tecrit altına alınıp açlık, yokluk yaşamışlar ve sonunda kendilerine bu zulmü yapanlara karşı peygamberle beraber savaşlar yapmışlar. Bu müslümanların ahiret inançları çok üst düzeydeydi, öyle olmasa ne diye yıllarca bu kadar zorluğa dayansınlar, peygamberi bırakıp giderlerdi. Peygamberimiz kendisiyle kalanlara hazineler falan da vermiyordu ki “menfaatleri vardı da o yüzden peygamberin yanından ayrılmıyorlardı” diyesin aksine o kadar fakirlik ve yokluk vardı ki bazı evlerde bir tane elbise varmış, karı kocadan kim dışarı çıkarsa o giyermiş. Bu insanlar öyle zorlanmışlar öyle sabır gerektiren durumlarla karşılaşmışlar ki peygambere gelip “Allah bize ne zaman yardım edecek” diyecek hale gelmişler. Bunlar hikaye, masal değil bir önceki "kuranın uydurulmamş olduğunun delilleri" bölümünde gördüğün delillerle gerçek olan kuranın bildirdiği ayetlerin verdiği haberlerdir, siyer tarihini okuyan bunları görür.

Bakara
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

214. Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber inananlar; “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek kadar; darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah’ın yardımı pek yakındır.

Peygamberimizle bu kadar zorluklara katlanmış bu insanlar peygamberimiz öldükten sonra neden ayetlerden bazısını gizlesin? Allah peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunduğunu bildiriyor.

Peygamberimizle beraber gece ibadeti yapanlar vardı

Müzzemmil
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

20. HİÇ KUŞKUSUZ Rabbin, senin; gecenin üçte ikisinden biraz azında, yarısında, üçte birinde ayakta/uyanık dur(up Kur’an oku)duğunu biliyor. Ve seninle birlikte olan bir topluluğun da!.. Gece ve gündüzün ölçüsünü koyan Allah’tır. (Zamanlamayı iyi) hesap edemeyeceğinizi bildiğinden, tövbenizi (zamana uyamayacağınızı hoş görerek) kabul etti. Bundan böyle, sizin için tamamı kolaylaştırılmış olan Kur’an’ı, kolayınıza geldiği gibi okuyabilirsiniz! Allah bilir ki; içinizden hastalananlar olacak, bir kısmınız (iş yapmak üzere ithalat-ihracat yaparak); Allah’ın fazlından aramak için yeryüzünde dolaşacak (yeryüzünün çeşitli kentlerine/ülkelerine iş gezileri düzenleyecek) ve bir kısmınız da saldırganlara karşı sizi savunmak için, Allah’ın belirttiği savaş hukukuna uygun olarak savaşacaklar. Öyleyse, sizin için tamamı kolaylaştırılmış olan Kur’an’ı, kolayınıza geldiği gibi okuyabilirsiniz! Namazı kılınız, zekatı veriniz! Allah için (insanlara güzelce) ödünç verin/iyilik edin; güzel bir ödünç olarak önceden (dünyada) her ne verirseniz, kendi iyiliğiniz içindir. Onu Allah katında daha hayırlı ve karşılık olarak da daha fazlasını bulursunuz. Allah’tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz ki Allah; çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

Gecelerini ibadet, dua ve kuranla geçirmiş insanlar peygamberimiz öldükten sonra neden bazı ayetleri saklasınlar ya da saklayanlara göz yumsunlar?

Ayetler Kurandan Çıkartılırken Herkes Mi Sustu?

İman nedir bilmiyorlar diye boşuna demedim, şimdi şöyle düşünelim o dönem vahiy katiplerinde veya diğer insanlarda derilere, tahta parçalarına vb şeylere yazılmış kuran var, kuran bir kişide toplanmış değildi. Dağınık halde duran ayetleri derli toplu kitap haline getirdiklerinde hafızlar da vardı, onlarca hafız kuranı aklında tutuyordu. Zaten kuranın kitap haline getirilmek istenmesinin sebeplerinden biri de hafızlara bir şey olursa diye kuranı korumaya almaktır. Kitap haline getirildiğinde bazı ayetler saklansa -üstteki ayetleri unutma- onlarca hafız itiraz etmez miydi “sizler kuranı tahrif ediyorsunuz, gizliyorsunuz, peygamberimizin emanetine hıyanet ediyorsunuz” diye. Peygamberimiz veda haccında hutbesinde "size bir emanet bırakıyorum onunla yolunuzu hiç şaşmazsınız" demiştir. Öleli bir sene olmadan bıraktığı bu emanetin bazı bölümlerini gizlediler ve onlarca hafız da sustu mu? Bir tane böyle rivayet var mı? Diyelim ki bir komisyon kuruldu, bu komisyon Mekke ve Medine’de ki herkesi bazı ayetlerin çıkarılması konusunda ikna mı etti? Herkes sustu mu? O hafızlar bu ve benzeri ayetleri ezberlemişken sustular mı?

Ahzab
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

41. EY İMAN EDENLER! Allah’ı çokça zikredin/hatırlayın/anın.

42. Onu sabah akşam tesbih edin/çokça aklınıza getirin.

43. O’dur sizi karanlıklardan aydınlığa çıkaran, melekleri de sizin için bağışlanma dileyen ve müminlere karşı da çok merhametli olan!

44. Allah’a kavuşacakları gün, müminlere yönelik esenlik dileği: “Selam”dır. Allah onlara çok değerli bir ödül hazırlamıştır.

45. EY PEYGAMBER! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı;

46. Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve çevresini aydınlatıcı bir ışık/kandil olarak gönderdik.

47. Müminlere kendileri için, Allah’tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele.

Bu iddia sadece imanın ve yukarıda yazdığım ayetlerin ne anlama geldiğini bilmeyenlerin Allah'a peygambere ve kurana inanmamak için ileri sürdükleri bahanelerden biri, başka bir şey değil.

Peygamberimiz öldüğünde Hz Ömer "kim peygamber öldü derse onu öldürürüm" dediği rivayet edilir. Bu çok sevdikleri peygamberlerini kaybetmekten ileri gelen bir tepkidir. Hz Ebu Bekir Ömer'e alttaki ayeti hatırlatınca kendisine geldiği rivayet ediliyor.

Ali İmran
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

144. MUHAMMED ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisingeriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim gerisingeriye dönerse, Allah’a hiçbir zarar veremez. Allah sabredip şükredenleri ödüllendirecektir.

Bu ayetleri bilenlerin peygamberimizin emanet bıraktığı kurana karşı iddia edilen ayetleri gizleme gibi şeyleri yapmaları mümkün değildir.

Bundan Sonra Olacak Şey Kıyamet

Kuran diyor ki bundan sonra yeni bir peygamber, yeni bir kitap gelmeyecek veya inanmayan toplumların helâki gibi şeyler olmayacak, bundan sonra olacak şey kıyamettir.

Ali İmran
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

187. SANA kıyamet saatini soruyorlar; “Gelip çatması ne zamandır?” diye. De ki: “Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde oluşturacak olan O’dur ancak. O, göklere de yere de ağır gelecektir! O size ansızın gelir.” Sanki sen ondan haberdar imişsin de sana soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Allah katındadır.” Fakat insanların birçoğu düşünmüyor.

188. De ki: “Ben kendime ne bir yarar ve ne de bir zarar verme gücüne sahip değilim. Allah’ın dilemesi hariç! Eğer gaybı bilseydim hayrı/iyiliği daha çok yapardım. Ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim; iman eden/inanmak isteyen bir toplum için!”

Kıyamete kadar herkes bu kitaptan sorumludur çünkü Hz Muhammed [sallallahu aleyhi ve sellem] bütün insanlığa gönderilmiştir.

Nisa
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

79. Sana ne iyilik gelirse Allah’tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.

Herhalde Allah değiştirilmesin, tahrif olmasın diye kitabını teslim edeceği kişileri iyi seçmiştir. Kuranın metninde tahrifat yapılmamış ama kelimelerin anlamlarında kaymalar yapılmış. Tarih boyunca bu yanlışları dile getirenler olmuş bu gün de var. Madem bu insanlar kurandan sayfaları çıkaracaktı Allah ne diye kuranı onlara emanet etsindi ki? Allah haşa bir kukla gibi midir senin benim gibi acziyetleri olan bir varlık mıdır? Elbette peygamberini ve bu kitabı daha sonra emanet alıp dünyanın dört bir yerine ulaştırmaya gayret edecek insanları ona göre seçmiştir. Diğer kitapların tahrifata uğraması ya da zamanla yok olması Allah'ın acziyetini göstermez. O kitaplar başkaydı kuran başka. Kuran dünya sona erene kadar sorumlu olduğumuz tek kitaptır. Bu yüzden korunması gerekmektedir.

Kehf
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

79. ÖYLEYSE Rabbinin kitabından sana vahyolunanı oku! O’nun sözlerini değiştirecek yoktur. Ve asla O’nun dışında bir sığınak da bulamazsın!

Bu kitabi Allah koruyor o yüzden değişmedi, lafzi duruyor bazı kelimelerin anlamı değiştirilmiş.

Hicr
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

7. 9. ŞÜPHESİZ, (bu) Zikr’i (Kur’an’ı); Biz indirdik ve elbette onun koruyucusu da Biziz!

Bundan sonra kıyamet var, insanların dünyada yaptıkları şeyleri karşılıklarını göreceği hesap günü var. Allah bu kitabı indirdi, korudu, emanet ettiği müminlerde korudu bir sonraki nesile aktarıldı ve bu böyle devam etti. Bu kitabın korunmuş, değişmemiş olması gerekiyor ki yarın ahirette bu kitaptan hesap sorulabilsin, Allah da herhalde, hiç şüphesiz bunu düşünmüştür.

Atatürk'ün Yazdığı Nutuk Değişikliğe Uğradı MI?

Sayfanın başında verdiğim örnek, aynısını tekrar yazıyorum. Atatürk'ün yazdığı Nutuk, Karl Marks'ın yazdığı Das Kapital, Lenin'in yazdığı Devlet ve Devrim kitapları veya her kim varsa böyle tarihe mal olmuş, geniş kitleleri etkilemiş insanlar kendileri öldükten sonra kitapları değiştirilmiş midir? Bu insanların bu kitapları kendilerinden sonra gelenler tarafından "burası gereksiz" "burası fazla" "burası karışık" vb diyerek bazı bölümler çıkartılmış mıdır? Peki neden? Çünkü bu insanlar kitaplarını emanet ettikleri kişiler ya da bu kitapları benimseyip uygulamaya çalışanlar hem bu insanları seviyor, sayıyor, güveniyor ve inanıyordu hem de bıraktıkları eserleri benimsemişlerdi. İnsanlar hiç değilse böyle bir karşılaştırma yapsa insanın insana emanet bıraktığı kitaplar orjinal duruyor da Allah'a peygambere söz vermiş kişiler kendilerine emanet edilen kitabın neden bazı bölümlerini gizlesinler? Bu insanlar bunu yaptıkları taktirde cehennemden hiç bir zaman çıkamayacağına gözüyle görmüş gibi inanan insanlardı.Kurandan bazı ayetler çıkarıldı iddiası iman ne demek bilmeyen insanların kuruntusundan başka bir şey değildir. Son olarak şu ayete dikkat çekeyim.

Enam
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

93. ALLAH’a karşı yalan uyduran/iftira eden ya da kendisine hiçbir şey vahyedilmemiş iken, ‘bana da vahyolundu’ diyenden ve ‘Allah’ın indirdiği şeyler gibi ben de indireceğim’ diyen kimseden daha zalim kimdir? Hani o zalimleri, ölüm dalgaları içinde iken bir görsen! Melekler onlara ellerini uzatmış: “Canlarınızı çıkarın. Bugün alçaklık azabıyla cezalandırılacaksınız; Allah’a karşı gerçek dışı şeyleri söylemiş olmanızdan ve O’nun ayetlerine karşı, büyüklük taslamış kimseler olmanızdan dolayı.”

Peygamberle beraber iman eden insanlar bu ve benzeri ayetlerde yazanları, Allah’a iftira edenlerin, Adına ayet uyduranlara verilecek cezaları bildikleri halde neden ve nasıl bazı ayetleri gizlesinler? İnsanların ayetlerin saklandığını iddia etmek yerine bu kitaba uymaları kendi hayırlarınadır.

Saf
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

155. İŞTE BU; Bizim indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Haydi, ona uyun ve korunup sakının ki, size rahmet edilsin!