Kabirlerdeki yatanlar neden duymazlar? Kabirlerde yatanlardan Yardım istenir mi? Cübbeli Ahmet kabirden yardım isteme şirk örneği

☰ Menü

Kabirlerdekiler Neden Duymaz

Türbelerde veya kabirlerde yatanlardan neden yüzü suyu hürmetine diyerek Allah’a dua edilmez cevabı için Abdülaziz hocanın Türkçe meallerde bizim fark edemediğimiz bir kavramı anlattığı yazısına bakmak gerekiyor. Bu kavram "min dunillah." Yazının hemen öncesinde Akit gazetesinde Ali Eren'in köşe yazısı var. Abdülaziz hocayı vahabi olmakla suçluyor. Hemen peşine Abdülaziz hocanın yazısını çok dikkatli oku. Bunlar Arapça kuranın başka dile tercüme edildiğinde tam tercüme edilemeyen kısımlar. Bunları anlatanları Vahabilikle suçluyorlar halbuki senin de göreceğin üzere Abdülaziz hoca kendi fikrini değil Arapça inen kuran ayetlerini tercüme ediyor.

Süleymaniye_Vakfı_Ali_Eren’e_Cevap

Bazı yerleri tekrar aldım buraya, bunların peşine Cübbeli Ahmet'in ölmüş birinden nasıl yardım isteneceğini anlattığı bir video var.

Buna göre ayetteki min dûn’illah=Allah’ın dûnundan ifadesi Allah’ın en yakınından yani berisinden demek olur. Zaten Allah’tan başka velilere tutunanlar hep onların Allah’a çok yakın olduğuna inanmışlardır.

“Allah’ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar bunların tapmalarından habersizdirler.” Burada “şeyler” diye tercüme ettiğiniz “men” kelimesidir. Bu kelime Arapça’da akıllı varlıklar için kullanılır. Doğru manası “kimse” veya “kimseler” olmalıdır.“Bunlar” diye tercüme ettiğiniz de hum kelimesidir. O da akıllı varlıkları göstermek için kullanılır.“Habersizdirler” diye tercüme ettiğiniz de “gâfilun” kelimesidir. Cem’i müzekker salimdir ve akıllı varlıklar için kullanılır. O tercümede, öncekilerle birlikte bu manalar da kaybolmuştur.Ayrıca son ayet, bunların akıllı varlıklar olmasını gerekli kılmaktadır. Ayet şöyledir: “Bütün insanlar bir araya getirildiği gün bunlar onlara düşman olacak, onların tapmalarını tanımaz olacaklardır.” Putların ahirette yeniden dirilip insanlarla bir araya getirilmeyeceği kesindir. Öyleyse bunlar hesaba çekilen akıllı varlıklardan olmalıdırlar.

Bu ayetlerin doğru tercümesi şöyle

Neml
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

4. “De ki, baksanıza, Allah’ın berisinden neyi çağırıyorsunuz? Gösterin bana, onların yeryüzünde yaratmış oldukları ne vardır? Yoksa onların göklerde bir payı mı bulunuyor? Bu konuda bana, bundan önce gelmiş bir kitap veya bir bilgi kalıntısı getirin bakalım. Doğru sözlü kimseler iseniz (bunu yaparsınız).”

5. “Allah’ın berisinden kıyâmete kadar kendisine cevap veremeyecek kimseleri çağırandan daha sapık kimdir? Oysaki bunlar onların çağrısının farkında değillerdir.

6. “Bütün insanlar bir araya getirildiği gün bunlar onlara düşman olacak, onların tapmalarını tanımaz olacaklardır.”

Yukarda ki tahlil kabirde yatan birinden neden yardım istenemeyeceğini açıklıyor. Cübbeli Ahmet’in bir sohbetinden bir bölüm kesip kısalttım. Cübbeli Ahmet birinin ruhuna bağışlanmak üzere bir yardım yapar ve ona hediye edersen o kişinin devreye girip Allah’a gidip “kulun beni aracı yaptı” deyip duanın kabul olmasını sağladığını iddia ediyor. Ayetin ne dediği ortada buna rağmen tarikatlar cemaatler kuran dışı uygulamaları devam ettirmekte. Bu arada ben bunları paylaşıyorum diye kimse bana veya Cübbeli Ahmet’e hakaret, küfür etmesin. Burada eleştirilen Cübbeli Ahmet’in kendisi değil sahip olduğu bilgidir ve bu şirktir.

Cübbeli Ahmet - ŞİRK - Ölmüş Birinden Yardım İstenir

Bir mürşide bağlanman lazım sözü nelere mâl oluyor görüyorsun değil mi? Cübbeli Ahmet'in ölü birinden yardım istenebileceği sohbetine göre ölüm ötesi alem devlet dairesi gibi. Kim kimi aracı yaparsa, aracı yapılan kapıyor dosyayı soluğu Allah’ın huzurunda alıyor ve o kişi için Allah’tan isteklerde bulunuyor, Allah’da "madem seni aracı yaptı, iyi öyleyse verdim istediğini" diyor. İnşallah Yaşar Nuri Öztürk, Abdülaziz Bayındır ve bu konuyla mücadele edenlerin neyle mücadele ettiklerini daha iyi anlamışsındır.

Eyüp Sultan Oruç Baba vb Aracı Yapmak Şirktir

Cübbeli Ahmet'in üstte anlatıkları neden şirktir cevabı alttaki videoda.

Maide suresinde ahirette bütün peygamberlerin özelde de Hz İsa’nın Allah’a davetine karşı insanların tutumları hakkında ne cevap Vereceği ile ilgili ayetler var.

Maide
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

109. ALLAH’ın, Rasûlleri/Elçileri toplayıp; “Siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?” diyeceği, onların da; “Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybleri/gizlilikleri, hakkıyla bilen ancak Sensin” diyecekleri günü hatırlayın.

Peygamberler gaybe vakıf değilken, “Sen’in bilgin dışında bizim bilgimiz yok” diyecekken, Seyyide Nefise veya diğer kim varsa aracı yapılan, nasıl kendisinin aracı yapıldığından haberdar olabilir?

Bu da Hz İsa’nın kıyamet günü kendisini ilah yapanlardan haberdar olmadığını gösteren ayet. Hz İsa öldü değil mi ama bu gün kendisi Allah’ın oğlu olarak anılıyor, baba, oğul, kutsal ruh adına diye dua ediliyor. Hz isa bugün hristiyanlar tarafından aracı yapılmış durumda, hz isa'dan yardım bekliyorlar tıpkı Cübbeli Ahmet'in anlattığı gibi.

Maide
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

116. ALLAH kıyamet günü şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara Allah’ı bırakarak beni ve anamı ‘iki ilah edinin’ dedin?” İsa da şöyle diyecek: “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarım. Hakkım olmayan bir şeyi söylemem, benim için sözkonusu olamaz. Eğer ben onu söylemiş olsaydım elbette Sen bunu bilirdin. Sen benim içimde olanı bilirsin, ama ben, Sende olanı bilemem. Şüphesiz ki, yalnızca Sen gaybları (görülmeyenleri) hakkıyla bilensin.”

117. “Ben onlara, sadece bana emrettiğin şeyi söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kul olun (dedim.) Aralarında bulunduğum sürece onlara şahit idim. Ama ne zaman ki benim canımı aldın/vefat ettirdin, artık üzerlerine gözetleyici yalnız Sen oldun. Sen herşeye hakkıyla şahitsin.”

Ne diyecekmiş Hz İsa "ama ne zaman ki benim canımı aldın/vefat ettirdin, artık üzerlerine gözetleyici yalnız Sen oldun" Hz İsa dünyadan ayrılınca onlardan, olanlardan haberdar mıymış? Hz İsa olanlardan haberdar değil ama evliyalar insanlardan haberdar oluyor, bu nasıl mantık? Alttaki ayette dikkat et, ayet taştan, ağaçtan putlardan değil akıllı varlıklardan bahsediyor.

Mümin
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

18. YAKLAŞAN felâket gününe karşı onları uyar, korkut! O vakit, yürekler gırtlaklara dayanmıştır yutkunup dururlar! Zalimler için ne bir dost, ne de sözü dinlenir bir şefaatçi/şahit vardır!

19. O, gözlerin hain bakışını ve göğüslerin/duyguların/zihinlerin gizlediğini bilir.

20. Allah gerçekle hükmeder. O’nun dışında yalvardıkları kimseler ise, hiçbir şeyle hükmedemezler. Şüphesiz O Allah; işitendir, görendir