Kabirlerdeki yatanlar neden duymazlar? Kabirlerde yatanlardan Yardım istenir mi? Cübbeli Ahmet kabirden yardım isteme şirk örneği

☰ Menü

Kabirlerdekiler Neden Duymaz

Türbelerde veya kabirlerde yatanlardan neden yüzü suyu hürmetine diyerek Allah’a dua edilmez cevabı için kurandaki "min dunillah" kavramına bakmak gerekiyor. Abdülaziz Bayındır'ın Akit gazetesinde Ali Eren'in köşe yazısı cevaben yazdığı makaleyi okumanı tavsiye ederim. Öncesinde Ali Eren'in peşine Abdülaziz hocanın cevabı var. Burada Arapça kuranın başka dile tercüme edildiğinde tam tercüme edilemeyen kısımları görülüyor. Bunları anlatanları Vahabilikle suçluyorlar halbuki senin de göreceğin üzere Abdülaziz hoca kendi fikrini değil Arapça inen kuran ayetlerini tercüme ediyor.

Süleymaniye_Vakfı_Ali_Eren’e_Cevap

Ölmüş birinden yardım istenemeyeceğinin en büyük delili Ahkaf suresinin ayetleri.

Ahkaf
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

5. Allah ile arasına koyarak, (mezardan) kalkış gününe kadar cevap veremeyecek kimselere çağrıda bulunandan daha sapık kimdir? Bunlar, onların çağrısının farkında olmazlar.

Üstteki ayeti doğru tercüme etmiyorlar. Daha çok şöyle çeviriyorlar “Allah’ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar bunların tapmalarından habersizdirler.” Burada “şeyler” diye tercüme edilen “men” kelimesidir. Bu kelime Arapça’da akıllı varlıklar için kullanılır. Doğru manası “kimse” veya “kimseler” olmalıdır. “Bunlar” diye tercüme edilen de hum kelimesidir. O da akıllı varlıkları göstermek için kullanılır. “Habersizdirler” diye tercüme edilen de “gâfilun” kelimesidir. Cem’i müzekker salimdir ve akıllı varlıklar için kullanılır. Ayeti yanlış tercüme edince bu manalar kayboluyor. Ayetin doğru tercümesi üstteki gibidir. Mekke müşrikleri ölmüş insanların ruhlarını Allah ile aracı yaptığı için bu ayetler indi. Aynı şey bugün hala yapılmaya devam ediliyor. Sebebi yüzlerce yıl önce yazılmış kitaplardaki yanlışların bir efendiden diğerine aktarılarak nesilden nesile taşınmasından.

Yukarda ki tahlil kabirde yatan birinden neden yardım istenemeyeceğini açıklıyor. Ahmet hocanın bir sohbetinden bir bölüm kesip kısalttım. Birinin ruhuna bağışlanmak üzere bir yardım yapar ve ona hediye edersen o kişinin devreye girip Allah’a gidip “kulun beni aracı yaptı” deyip duanın kabul olmasını sağladığını iddia ediyor. ahkaf suredin beşinci ayetinin ne dediği ortada ama buna rağmen tarikatlar cemaatler kuran dışı uygulamaları devam ettirmekte. Bu arada ben bunları paylaşıyorum diye kimse bana veya Ahmet hocaya hakaret, küfür etmesin. Burada eleştirilen Ahmet hocanın kendisi değil sahip olduğu bilgidir ve bu şirktir.

Cübbeli Ahmet - Ölmüş Birinden Yardım İstenir

Bir mürşide bağlanman lazım sözü nelere mâl oluyor görüyorsun değil mi? Ahmet hocanın ölü birinden yardım istenebileceği sohbetine göre ölüm ötesi alem devlet dairesi gibi. Kim kimi aracı yaparsa, aracı yapılan kapıyor dosyayı soluğu Allah’ın huzurunda alıyor ve o kişi için Allah’tan isteklerde bulunuyor, Allah’da "madem seni aracı yaptı, iyi öyleyse verdim istediğini" diyor.

Kabirlerden kimse ses duyamaz

Mehmet okuyan Meryem suresi 98. ayete dayanarak kabirlerdekilerden hiç bir şey duymanın mümkün olmadığını söylüyor. Ayet bu.

Fatır
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

22. Dirilerle ölüler eşit olmaz! Gerçi Allah dilediği kimseye işittirir; sen ise kabirlerin içindeki kimselere işittiremezsin!

Meryem
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

98. Onlardan önce nice kuşakları helâk ettik, onlardan hiçbirini hissedip görüyor musun? Veya onlara ait bir fısıltı işitiyor musun?

Eyüp Sultan Oruç Baba vb Aracı Yapmak Şirktir

Ahmet hocanın anlattıkları neden şirktir daha detaylı açıklama istersen cevabı alttaki videoda.

Maide suresinde ahirette bütün peygamberlerin özelde de Hz İsa’nın Allah’a davetine karşı insanların tutumları hakkında ne cevap Vereceği ile ilgili ayetler var.

Maide
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

109. ALLAH’ın, Rasûlleri/Elçileri toplayıp; “Siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?” diyeceği, onların da; “Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybleri/gizlilikleri, hakkıyla bilen ancak Sensin” diyecekleri günü hatırlayın.

Peygamberler gaybe vakıf değilken, “Sen’in bilgin dışında bizim bilgimiz yok” diyecekken, Seyyide Nefise veya diğer kim varsa aracı yapılan, nasıl kendisinin aracı yapıldığından haberdar olabilir?