Kabirdeki sorgu nasıldır? - Kabir azabı va mıdır? Tekasür Suresi Kabir Azabı Ayetleri - Abese Suresi Kabir Azabı Ayetleri

Menü

Bu sayfayı çok sonra, kabir azabının olamayacaığını gördüğüm için değiştirdim. Daha önce okuduysan belki tekrar bakmak isteyebilirsin.

Kabir azabıyla ilgili hadislere baktığımızda insanın bedenine saldıran yılan, akrep vs gibi anlılar olacağını görüyoruz. Mesela;

"Kabrinde kâfire doksan dokuz tinnîn (ejderha) saldırtılır ve kıyamet gününe kadar onu ısırırlar ve sokarlar ki, eğer onlardan birisi yeryüzüne üfleyecek olsa, orada hiçbir yeşillik kalmazdı."

Ona (kâfire) kabrinde, elinde düğümü ateşten olan, deve boynu gibi bir kırbaçla bir hayvan saldırtılır ki, Allah'ın dilediği kadar onu döver. Kulakları da sağır olduğu için, onun sesisini (feryadını) duymaz ki ona acısın

Buradaki en büyük problem ruh ve beden ayrımının yapılmamasında. Bunu ben de çok sonradan öğrendim. Allah insanlara diğer canlılardan farklı olarak ruh da vermiş. Ölünce ruhumuz bedenimizden ayrılıyor ve bir daha bedenimize girmesi imkansız. Bu yüzden kabir azabı denen şeyin bedene olması mümkün değildir. Diğer yandan ayetlerde ölüm ve uykunun aynı şey olduğu bildiriliyor. Bu ayetlere göre ahirette yeniden dirilen insanlar uykudan uyanmış gibi olacak. Öldüklerini ancak etrafına bakıp yattıkları yerde uyanmadıklarını gördüklerinde anlayacaklar. Allah ölüm ve uyku esanasında ruhlarımızı aldığından bu durumda kabir azabının ruha olması da mümkün görünmüyor. Yazdığım bu özeti ayetlerle göstermeye çalışayım.

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Şey Ruhtur

Ruhun ne olup olmadığına dair çok tartışmalar olmuş. Müslümanlar bu konudaki en sağlıklı bilgiyi Kur'an'da bulabilir. Allah herkese ana rahminde vücut organları tamamlanınca ruh veriyor ve bu ruh insana dinleme, görme ve ileri görüşlü olma özelliği kazandırmaktadır. Her hayvan duyar ama insan dinler. Her hayvan bakar ama insan görür. Bizi diğer canlılardan ayıran şey ruhla beraber gelen bu özelliklerdir. Bunun ayeti altta.

Secde

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

7 - Yarattığı her şeyi güzel yaratan ve o insanı (Âdem’i) yaratmaya çamurdan başlayan O’dur.

8 - Sonra onun soyunu bir özden; zayıf bir sudan yaratmıştır.

9 - Sonra (organlarını tamamlamış) dengesini kurmuş ve ona ruhundan üflemiş; (böylece) size dinleme, ileri görüşlü olma (basiret) yeteneği ve gönüller vermiştir. (Bu yetenekleri) Ne kadar az değerlendiriyorsunuz!

Ölüm Uyku Benzerliği

Ölümle uyku, ruhun alınması konusunda aynı şey. Allah ikisinde de ruhumuzu alıyor. Aslında ayette vefat kelimesi geçiyor. Allah bizi her gece vefat ettiriyor.

Enam

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

60 - Geceleyin sizi vefat ettiren[1*] ve gündüz ne yapıp ettiğinizi bilen O'dur. Gündüz sizi kaldırır ki belirlenmiş ecelinizi tamamlasın. Sonra dönüşünüz O'na olacaktır. Daha sonra da yapmış olduklarınızı size O bildirilecektir.

[1*] Ruh’un bedenden alınması vefat, canlılığın son bulması ölüm(mevt)’tir.

Açıklamada da görüldüğü üzere vefat ruhun bedenden çekip alınmasına deniyor. Her gece ölüyoruz. Peygamberimizin bunu dile getirdiği bir duası var, şöyle;

Huzeyfe radıyallahu anh şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem geceleyin uyumak istediği zaman elini yanağının altına koyar sonra da:

"Allahümme bismike emûtü ve ahyâ: “Allahım! Senin isminle ölür, senin isminle dirilirim” derdi. Uykudan uyandığı zaman:

“Elhamdülillâhillezî ahyânâ min ba‘di mâ emâtenâ ve ileyhin-nüşûr.” “Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah’a hamdolsun. Diriltmek sadece O’na mahsustur” buyururdu.

Buhârî, Daavât 7,8,16. Ayrıca bk. Müslim, Zikr 59; Ebû Dâvûd, Edeb 98; Tirmizî, Edeb 28; İbni Mâce, Duâ

Bu hadis uykunun ölümle aynı şey olduğunu ispatlıyor. Zaten ayetler de aynı şeyi söylüyor.

Allah Ruhları Alır Ölümüne Hükmettiğini Tutar

Ayet bu;

Zümer

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

42 - Allah ölüm esnasında ruhları alır, ölmeyenlerinkini de uykuda alır. Ölümüne hükmettiğini tutar, ötekini o belirlenmiş eceline belli bir vakte kadar salıverir. Bunda, düşünen bir topluluk için göstergeler (ayetler) vardır. Allah nefisleri/ruhları, (vücut) öldüğü sırada vefat ettirir[1*], ölmemiş olanlarınkini de uykusunda vefat ettirir. Ölümüne hükmettiğini tutar, ötekini belirlenmiş eceline kadar salıverir. Bunda, düşünen bir topluluk için âyetler (işaretler) vardır.

[1*] Her insanda iki nefis vardır; birincisi bedeni, ikincisi ruhudur. Ana rahminde döllenmiş yumurtadan yaratılan bedene ruhun üflenmesi, bütün organların tamamlanmasından sonra olur. Böylece insan, dinleyebilen, basiret ve gönül sahibi olan farklı bir canlı türü haline gelir (Müminûn 23/12-14 ve Secde 32/7-9)

Bu âyete göre vefat, işi biten ruhun bedenden ayrılmasıdır. Allah ruhu iki şekilde vefat ettirir, biri uykuya daldığında, diğeri de öldüğünde olur. Ruh, bilgisayarın işletim sistemi gibi bütün bilgileri korur. Onun için Allah, hem uyuyan hem de ölen bedenin ruhunu koruma altına alır. Uyuyan insanın ruhu, uyandığında, ölen kişinin ruhu da vücut yeniden yaratıldığında geri döner. (Bkz. Müminûn 23/100 ve Tekvîr 81/7)

Bu ayetlerden öğrendiğimiz şey uykuyla ölüm aynı şeydir. İkisinde de ruhumuz alınıyor. Eceli gelenin ruhu geri gönderilmiyor. Eceli gelmeyenlerin ruhları bedenlerine geri gönderiliyor ta ki Allah'ın belirlediği ecele kadar. Bizim konumuz kabir azabı olduğuna göre, uyku ve ölüm de aynı şey olduğuna göre bu durumda azap nasıl olacak?

Kabir Azabının Bedene Olması Mümkün Değildir

Berzah kelimesini daha önce duymuş muydun? Berzah engel demek. Alttaki ayet kafirlerin yaşadığı ölüm anını anlatıyor. Bu ayetlerden ruhların bedenlere geri dönmesinin mümkün olmadığını öğreniyoruz.

Müminun

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

99 - Onlardan birine ölüm geldi mi şöyle der: “Rabbim! Beni geri çeviriniz.

100 - Terk ettiğim dünyada belki iyi bir iş yaparım”. “Hayır asla; o onun söyleyeceği sözdür. Önlerinde yeniden dirilecekleri güne kadar bir enge[*]l vardır.”

[*] "بَرْزَخٌ = Berzah engel demektir (Müfredat). Her insanda iki nefis vardır; birincisi bedeni, ikincisi ruhudur. Ana rahminde döllenmiş yumurtadan yaratılan bedene ruhun üflenmesi, bütün organlarının tamamlanmasından sonra olur. Böylece o, dinleyebilen, basiret ve gönül sahibi olan farklı bir canlı türü haline gelir (Müminûn 23/12-14 ve Secde 32/7-9)

Buradaki konuşmalar, ölen bu kafirin ruhu ile melek arasında geçen konuşmalardır. Ayrıca Nahl 16/28-29, ve Enfal 8/50=51. Âyetlere bakılabilir.

Allah Zümer suresinin kırk ikinci ayetinde ölen insanların ruhlarını tuttuğunu, geri iade etmediğini söyledi, üstteki ayette de kafirlerin ölünce gerçeği anlayacakları, dünyaya geri dönmek isteyecekleri ama buna izin verilmeyeceği söyleniyor; Önlerinde yeniden dirilecekleri güne kadar bir engel vardır deniyor. Ölen insanların bedenleriyle bağlantılarının kesildiğini gördük mü? O zaman kabir azabı bedene yapılacak diyenler yanılıyorlar.Bu konudaki hadis denen metinler uydurmadır. Aslında burada azap kelimesinin tanımı çok önemli. Azap, insanın ağzının tadının kaçması demek. Üstteki Zümer doksan dokuz ve yüzüncü ayetlere bakarsan, kafirler ölünce gerçeği anlayacaklar ve dünyaya geri dönmek, iyi işler yapmak isteyecekler. Eğer ölünce bir azap varsa o budur. Yaşanan bu pişmanlık, dünyaya geri dönme iyi işler yapma isteği ama buna karşılık mealen "bugüne kadar yapsaydın, artık geri dönüş yok" cevabı. Bu bir azaptır.

Günahkar Müslümanların Ölürken Yaşadığı Pişmanlık

Altaki ayet Müminler diye başlıyor dolayısıyla bu ayet müslümanları anlatıyor. İnfak etmeyen müminler de ölüm anında gerçekleri anlayıp tıpkı kafirler gibi süre isteyecek. Allah onlara da benzer bir cevap veriyor; ömrünü tamamlayana ek süre verilmez.

Münafikun

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

9 - Müminler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi, Allah'ın zikrinden (kitabını anlamaktan) alıkoymasın. Bunu yapanlar umduğunu bulamazlar.

10 - Size rızık olarak verdiğimiz şeylerden hayra harcayın; yoksa ölüm gelip çatar da şöyle dersiniz: "Rabbim (Sahibim)! Ne olur; beni kısa bir süre daha yaşat da sadaka verip iyilerden olayım."

11 - Bir kimsenin ömrü bitince Allah ona asla ek süre vermez. Allah, yaptığınız her şeyin iç yüzünü bilir.

Bu hal de günahkar müminlerin yaşayacağı azaptır.

Kabir Azabının Ruha Olması Da Mümkün Değildir

Üstteki ayetlerde geçen hem kafirlerin hem de günahkar müminlerin konuşması, ölen insanların sıkıntı çektiğini gösteriyor fakat yeniden dirilinceye kadar ruha azap olacağına dair hiç bir işaret yok. Allah ruhları ayrı bir yerde tutuyor. Ruhla beden ayrıldı artık. Ta ki Kıyamet kopup yeni bedenler yaratılana kadar Allah ruhları bir yerde tutacak. Kıyametten sonra yeni bedenler yaratılınca yeni bedenle ruh bir araya getirilecek. Bunu Tekvir suresinde görüyoruz. Anlam bütünlüğü bozulmasın diye ayetleri biraz geniş aldım.

Tekvir

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

1 - Güneşin çevresi (sarık gibi) sarılmış,

2- yıldızlar kararmış,

3 - dağlar yürütülmüş,

4 - Birlikte yaşama şartları ortadan kaldırılmış,

5 - yabani hayvanlar (tekrar diriltilip) bir araya getirilmiş,

6 - Denizler doldurulunca

7 - ruhlarla bedenler birleştirilmiş,

8 - Diri diri gömülen kıza da sorulmuş

9 - hangi suçtan dolayı öldürüldün diye;

10 - Defterler dağıtılmış,

11 - Gök sıyrılıp açılmış,

12 - Cehennem körüklenmiş,

13 - Cennet yaklaştırılmış olunca

14 - her canlı, yanında ne getirdiğini öğrenecektir.

Kabir Azabının Olmadığının Delili

Üstteki yedinci ayette ruhla yeni yaratılan bedenin birleştirileceğini görüyoruz. Bu aşamada yeniden dirilen kafirler "bizi uykumuzdan kim uyandırdı" diyecek.

Yasin

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

51. SUR’A üflenmiştir; bir de bakarsın ki onlar kabirlerinden kalkmış, Rablerine doğru dalga dalga süzülüp koşuyorlar.

52. Dediler ki: “Yazıklar olsun bize! Yattığımız yerden bizi kim diriltip kaldırdı? Rahmân’ın vadettiği şey işte budur! Demek ki elçiler gerçekten doğru söylemişler.”

Kafirlerin "Yattığımız yerden bizi kim diriltip kaldırdı?" sözü ölümün uykuyla aynı şey olduğunu gösteriyor. Yeniden dirilen kafirler uykudan uyandıklarını zannedecek, o yüzden "Yattığımız yerden bizi kim diriltip kaldırdı?" diye soracaklar ama biraz sonra uyandıkları yerin yatak odaları olmadığını, kıyametin koptuğunu anlayacaklar. O yüzden "Demek ki elçiler gerçekten doğru söylemişler" diyecekler. Kabir azabı çeken ruh böyle söyler mi? Eğer kabir azabı çekselerdi yeniden dirildiklerinde "Şükürler olsun kalktık da azap bitti" gibi bir şey demeleri beklenir. Bu ayetlerden dolayı kabir azabı yoktur. Eğer ruhla beden bir aradaysa bilinç oluyor. Kafirlerin ve günahkar müminlerin can verirken iyi şeyler yapmak için biraz daha süre istemeleri henüz ruhları bedenlerinde olduğu için mümkün oluyor. Ruh alındığı zaman bilinçsiz bir dönem oluyor.

Ölen Kişi Geçen Zamanın Farkında Olamaz

Üstteki ayetlerde ölümle uykunun aynı şey olduğunu gördük. İkisinde de geçen zamanın farkında olamayız. Bu konuda Kur'an'da biri ölüm, diğeri uykuyla ilgili iki örnek var. Uyku örneği Ashabı Kehf diye bilinen zalim insanlardan bir mağaraya sığınmış, Allah'ın da onları 300 sene uyuttuğu insanlar. Bu sıra dışı bir olay. Allah'ın mucizeleri gibi bir şey. Böyle şey olur mu deme yani. Ayetlerin hepsini almayacağım, istersen Kehf suresini okuyabilirsin.

Kehf

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

18 - Onları sağa sola döndürdüğümüzde uyanık olduklarını sanırdın; hâlbuki uzun bir uykuya dalmışlardı. Köpekleri de önayaklarını dışarıya doğru uzatmıştı. Onlara göz atsaydın için korku ile dolar, arkanı dönüp kaçardın.

19 - İşte böyle… Onları kaldırdık ki birbirlerinin tahminlerini öğrensinler. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız?" diye sordu. "Bir gün, belki de bir günden az" dediler. Hepsi birden: "Ne kadar kaldığımızı Rabbimiz bilir. Birimizi şu gümüş para ile kente gönderelim de hangi yiyecek daha iyi ise bize ondan karnımızı doyuracak şeyler getirsin. Çok dikkatli davransın; bizi kimseye sezdirmesin[*]” diye ilave ettiler.

25 -Onlar mağaralarında üç yüz sene kaldılar. Buna dokuz sene daha eklediler.

Allah bu gençleri mağarada 300 sene uyutmuş, uyandıklarında "Ne kadar kaldınız?" sorusuna "Bir gün, belki de bir günden az" diye cevap veriyorlar. Uykuda geçirdikleri süreyi bilemedikleri için sanki akşam yatmış sabah kalkmış gibi cevap veriyorlar. Diğer örnek Allah'ın öldürdüğü bir kişi.

Kehf

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

259 - Şu kişiyi de düşündün mü? Binaları tamamen çökmüş bir kente uğramıştı da “Allah burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek?” demişti. Allah onu yüz yıl süreyle öldürdü, sonra diriltti. “Ne kadar kaldın?” dedi. “Bir gün kaldım, belki bir günden de az!” dedi. Allah dedi ki: “Yok, tam yüz yıl kaldın! Yiyeceğine ve içeceğine bak, hiç bozulmamış! Bir de eşeğine bak! Bu, seni insanlara bir belge yapmak içindir. Şimdi de (eşekten kalma) kemiklere bak, yerden nasıl kaldıracağımızı, sonra nasıl ete büründüreceğimizi gör!” Bunları açık açık görünce dedi ki: “Şimdi biliyorum, Allah her şeye bir ölçü koyar.”

Kıyamet Göz Açıp Kapatmak Gibi Olacak

Bu şehrin Kudüs olduğu yönünde rivayetler var. Gördüğün üzere bu örnekte Allah o kişiyi 100 sene ölü bırakıyor. Dirilttiğinde “Ne kadar kaldın?” sorusuna tıpkı Ashabı Kehf gibi “Bir gün kaldım, belki bir günden de az!” diye cevap veriyor. Ölüm melekleri ruhumuzu aldıktan sonra bir takım işlemler yapıyor olabilirler ama daha sora bizler de uyumuş gibi olacağız. Kıyamet sonrası ahirette yeniden dirildiğimizde tıpkı üstteki örneklerde olduğu gibi geçen zamanın farkında olmayacağız. Dünyada her sabah uyandığımız gibi uyandığımızı zannedeceğiz. Kıyamet ne kadar uzun sürerse sürsün, ne kadar dehşetli olursa olsun ölen kişi için göz açıp kapamak gibidir. Delili alttaki ayettir.

Nahl

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

77 - Göklerin ve yerin gaybı Allah`a aittir. Kıyametin kopması ise, göz açıp kapama gibi veya daha az bir zamandan ibarettir. Şüphesiz ki Allah, her şeye gücü yetendir.

Ahirette yeniden dirildiğimizde dünyada çok kısa bir süre kaldığımızı düşüneceğiz. Tıpkı yukarıda örneğini verdiğim Ashabı Kehf gibi.

Yunus

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

45 - Onları bir araya toplayacağı gün sanki gündüzün, tanışmayla geçen bir saati dışında dünyada bulunmamış gibi olurlar. Allah ile karşılaşmayı yalan sayanlar kaybedeceklerdir. Onlar yola gelmiş değillerdir.

Bu ayete göre yeniden dirildiğimizde dünyada yaşadığımız bir ömrü bile bir kaç saat yaşamışız gibi algılayacağız. Dünya hayatı; sanki uyumuşuz da rüya görmüşüz gibi olacak. Bu günlükte yazdığım kaza geçirmemi, felç olmamı ahirette sanki rüyamda görmüşüm gibi algılayacağım. Ahirette yeniden dirilmek uykudan uyanmak gibi olduğu için Yasin suresinde kafirler "bizi kim kaldırdı" dedikten sonra gerçeği anlayınca "bu Allah'ın vadettiği şey, peygamberler doğru söylemiş" diyecekler. Eğer kabir azabı olsaydı kafirler böyle konuşmazdı. "iyi ki uyandık da çektiğimiz azap bitti" gibi bir şey derlerdi. Tekrar yazayım o ayetleri.

Yasin

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

51. SUR’A üflenmiştir; bir de bakarsın ki onlar kabirlerinden kalkmış, Rablerine doğru dalga dalga süzülüp koşuyorlar.

52. Dediler ki: “Yazıklar olsun bize! Yattığımız yerden bizi kim diriltip kaldırdı? Rahmân’ın vadettiği şey işte budur! Demek ki elçiler gerçekten doğru söylemişler.”

Ölüm Uyku - Ruh Beden Ve Yeniden Diriliş - Abdülaziz Bayındır

Ben bu kadar yazabildim. Bu konuyu Abdülaziz hocadan dinlemeni tavsiye ederim. Ölüm ve uyku anında ruhun alınmasını çok güzel anlatmış. Yeniden dirildiğimizde nasıl bedenlerimiz olacağından da bahsetmiş.