Cübbeli Ahmet İmam rabbani'nin kabrinden izin isteme şirki. Tevessül Nedir?

☰ Menü

İmam Rabbani'den İzin İstenir Mi?

Kısa bir video daha göstereceğim. Ölmüş insanları aracı yapmalarının yanı sıra mezarlarda yatan büyük evliya saydıkları kişilerden de bazı işler için izin istediklerini gördüm. Ölülerden izin istenir mi? Dinlemeden şu ayetleri oku.

Neml
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım (Nahl 98)

4. “De ki, baksanıza, Allah’ın berisinden neyi çağırıyorsunuz? Gösterin bana, onların yeryüzünde yaratmış oldukları ne vardır? Yoksa onların göklerde bir payı mı bulunuyor? Bu konuda bana, bundan önce gelmiş bir kitap veya bir bilgi kalıntısı getirin bakalım. Doğru sözlü kimseler iseniz (bunu yaparsınız).”

5. “Allah’ın berisinden kıyâmete kadar kendisine cevap veremeyecek kimseleri çağırandan daha sapık kimdir? Oysaki bunlar onların çağrısının farkında değillerdir.

6. “Bütün insanlar bir araya getirildiği gün bunlar onlara düşman olacak, onların tapmalarını tanımaz olacaklardır.”

Bu ayetler yanlış anlaşıldığı için insanlar kabirden yardım istenir zannediyor. Abdülaiz Bayındır'ın Ali Eren'in köşe yazısına yazdığı mektupta bunun detaylarını görebilirsin. Ya da kısaca altta bir kısmını kopyaladım ona bakabilirsin.Süleymaniye_Vakfı_Ali_Eren’e_Cevap

Abdülaziz Bayındır'ın üstteki neml suresinin ayetlerini açıklaması;

Buna göre ayetteki min dûn’illah=Allah’ın dûnundan ifadesi Allah’ın en yakınından yani berisinden demek olur. Zaten Allah’tan başka velilere tutunanlar hep onların Allah’a çok yakın olduğuna inanmışlardır.

“Allah’ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar bunların tapmalarından habersizdirler.” Burada “şeyler” diye tercüme ettiğiniz “men” kelimesidir. Bu kelime Arapça’da akıllı varlıklar için kullanılır. Doğru manası “kimse” veya “kimseler” olmalıdır.“Bunlar” diye tercüme ettiğiniz de hum kelimesidir. O da akıllı varlıkları göstermek için kullanılır.“Habersizdirler” diye tercüme ettiğiniz de “gâfilun” kelimesidir. Cem’i müzekker salimdir ve akıllı varlıklar için kullanılır. O tercümede, öncekilerle birlikte bu manalar da kaybolmuştur.Ayrıca son ayet, bunların akıllı varlıklar olmasını gerekli kılmaktadır. Ayet şöyledir: “Bütün insanlar bir araya getirildiği gün bunlar onlara düşman olacak, onların tapmalarını tanımaz olacaklardır.” Putların ahirette yeniden dirilip insanlarla bir araya getirilmeyeceği kesindir. Öyleyse bunlar hesaba çekilen akıllı varlıklardan olmalıdırlar.

ŞİRK - Cübbeli Ahmet'in İmam Rabbani'nin Kabrinden İzin İstemesi

“Allah’ın berisinden kıyâmete kadar kendisine cevap veremeyecek kimseleri çağırandan daha sapık kimdir? Oysaki bunlar onların çağrısının farkında değillerdir.(Neml 5)

Az önce "Bir mürşidin eteğinden tutup Allah'ın rızasını aramak gerekir" diyen Cübbeli Ahmet'in sözlerini duydun, "bir mürşide bağlanmak şarttır" sözünün cehenneme açılan bir kapı olduğunu da görmüşsündür.

Ne diyor Cübbeli "imam Rabbani hürmetine istersen Allah istediğini verir", imam Rabbani demiş ki “vasıtalı vasıtasız benim hürmetime Allah’tan kim ne isterse verilecek ve muhakkak af olacak, benim Allah katında böyle şerefim var” Dahası “nerede anılırsam oraya gelirim, işlerinizi hallederim” demiş. Bir şey diyeyim mi ben bunları imam Rabbani'nin söylediğine inanmıyorum. Nasıl ki mezhep imamlarının görüşleri sonradan değişikliğe uğratıldıysa ben imam Rabbani'nin de yazdığı mektuplarda değişiklikler yapılmış olduğuna inanıyorum. Peygamberimiz [sallallahu aleyhi ve sellem] adına hadisler uydurulmuşken imam Rabbani adına mı uydurulmayacak? Bu düşüncelerin sonradan oluşturulduğu kanaatindeyim. Bunu yapanlar yapmış ama bugün düzletilmek yerine hala devam ettiriliyor. Hindistan'da kırk senedir İmam Rabbani’nin mezarından Türkiye'ye gelmek için izin isteyen birinin olması peygamberimizin emanet olarak bıraktığı kurandan ne kadar uzaklaştıklarını gösterir. İmam rabbani izin vermiyormuş ne zaman Mahmut efendi İmam Rabbani’nin kabrini ziyaret etmiş o zaman o zata Türkiye’ye gitmesi için izin çıkmış. Mahmut efendinin imam Rabbani’yle çok özel münasebeti varmış. Kırk sene yazdığı Mektubat'ı bırakmamış, bir sabah uyuya kalmış imam Rabbani mezarından kalkıp gelmiş teftiş etmiş. Bu hikayelerle ilim meclisi adı altında insanların beyinleri yıkanıyor. Neden imam Rabbani’nin yazdığı Mektubat’a mişna dediğimi daha iyi anlıyorsundur herhalde.