Abdülaziz Bayındır'ın İsmailağa Cemaatiyle Yaptığı Mülâkat. Abdülaziz bayındır tarikatçılığa bakış kitabı.

☰ Menü

Abdülaziz Bayındır'ın İsmailağa Cemaatiyle Yaptığı Mülâkat

Şimdi Abdülaziz hoca ile İsmailağa cemaati arasında yapılmış bir mulakattan bahsedeceğim. Abdülaziz hoca İsmailağa’ya gidip aracılık ve şirk konularında konuşmalar yapmış, tabi konuşmalar karşılıklı. Daha sonra bu mülâkatı kitap haline getirmiş. Bu kitabı okumanı isteyeceğim. Kitap çoklay okunuyor hatta bir oturuşta okunabilecek bir kitap.

O mülâkatta Abdülaziz hoca, Mahmut efendi ve müritlerinin yaptığı kuran tefsirinden birçok yer alıp, sorular sormuş. Kitaptan küçük bir örnek vereyim daha en başta konu “İşlerinizde ne yapacağınızı şaşırdığınızda kabirlerdeki ölülerden yardım isteyiniz 4 .” hadisi ile başlıyor. Dip notlarda hangi kitaplardan aldığını yazmış. Bu insanların cahilliğine, sadece evliya, alim dedikleri insanları kendilerine referans aldıklarına çok güzel bir örnek. Kabirlerden yardım isteyin hadisinin senedi yok. Ravileri belli değil. Ravi rivayet edenler demek, senette bu isimlerin oluşturduğu rivayet sırası. Bir hadiste rivayet edenler diyelim yedi kişi, her kişi kendinden önce kimlerden duyduğunu söylüyor, en baştaki de ya peygamberimizden ya da ondan duyandan duyduğunu söylüyor, herkes o hadisi aldığın kişiyi, o zincir isimlerin sonuna, ekliyor. Burada önemli olan, hadisin peygamberimizden duyulmuş olması. Kaynağı peygamberimize dayanması. Burada ki hadiste böyle bir rivayet zinciri yok. Hadis “zayıf” bile değil. Peygamberimiz adına uydurulmamış bile. Sadece “Aclûnî'ninKeşf'ülHafâ adlı kitabında var ya onun kitabında olması bizim için yeterlidir, Aclûnî büyük bir hadis alimidir. O da İbni Kemâl'in elErbaîn'inden almış.” diyorlar. Aclûnî büyük bir hadis alimidir hatta uydurma hadisleri ortaya çıkardığı bir kitabı var, kitabın adı "Keşfu'l-hafa ve müzilu'l-ilbas amma iştehere mine'l-ahadisi ala elsineti'n-nas" anlamı, "halk dilinde hadis diye dolaşan sözler üzerindeki perdeyi kaldırmak ve iltibasları önlemek" demek. Şimdi Aclûnî senetsiz uydurma hadisleri topladığı bir kitabı olduğu halde İbni Kemâl'in elErbaîn kitabından hadis alıp nakleder mi? Bu hadisn uydurulduğunu antta görebilirsin.

“İşlerinizde darlığa düştüğünüz zaman, kabir ehlinden yardım isteyiniz.” Bazı tasavvuf kitaplarında, meselâ İbn Kemal Paşa’nın Erbaîn’inde geçmektedir. Allâme Âlûsi, bu konuda şunları söylemektedir: “Bu hadis, Rasûlullah’ın hadisleri hakkında ârif olanların icmâı ile Rasûlullah’a yapılan bir iftirâdır. Ulemâdan hiç kimse bu hadisi rivâyet etmemiştir ve bu hadis, itimad edilen hiçbir hadis kitabında bulunamamıştır. Şüphesiz Rasûlullah (s.a.s.), kabirleri mescid edinmeyi yasakladı ve kabirleri mescid haline getirenlere lânet etti (Bkz. Buhârî, Salât 82-83; Müslim, Mesâcid 22; Ebû Dâvud, Cenâiz 70-72, hadis no: 3227). Rasûlullah’ın bu tavrına rağmen, kabir ehlinden yardım talep etmeyi emretmesi nasıl tasavvur edilebilir? Her türlü noksanlıktan münezzeh olan Allah’a yemin olsun ki, bu hadis, bir buhtân-ı azîmdir (büyük bir iftirâdır).” (Şihâbuddin Mahmud el-Âlûsi, Rûhu’l-Meânî, Fî Tefsîri’l-Kur’ânî ve’s-Seb’i’l-Mesânî, Beyrut, 1405/1985, c. 6, s. 127-128)

Yukarıdaki hadis zannettikleri sözün peşinde olmaları bu insanların yanlış yolda olduğuna yeter. Alemlere rahmet olarak gönderilen peygamberimiz Mekke de şirkin kökünü kazıyıp islamı bütün yarım adaya yaydıktan sonra, onlarca “kabirleri mabedleştirmeyin” sözlerinden hatta “mezarımı mabede çevirenlere Allah lanet etsin” dedikten sonra, mezarları istişare merkezi yapmış olabilir mi? Buna nasıl inanılır. Dışarıda, yaşayan kimse anlamadı, kabirlerden bir evliya bulduk, ona anlattık derdimizi, bu mudur şimdi rahmet peygamberinin, uyarıcı ve müjdeci olarak tebliğ ettiği din? Bu tam anlamı ile Yaşar Nuri hocanın çıktığı her programda vurgu yaptığı, dile getirdiği “Allah ile aldatılmak” tır. Abdülaziz hoca ayetlerle çok güzel cevaplar vermiş. Burada bu insanlar Abdülaziz hocaya değil kurana karşı çıkıyorlar.

Bu kitabın öncesinde Abdülaziz Bayındır’ın birkaç açıklaması olan video paylaşacağım. Bunları dinledikten sonra okursan çok daha iyi olur. Cübbeli Ahmet Abdülaziz hocanın kendisine yaptığı eleştiriye cevap vermiş, Abdülaziz hoca da verdiği cevabı ayetlerle tahlil etmiş. Önce bu videoyu izle. Bu, Flash tv de Cübbeli Ahmet'in Abdülaziz hocaya söylediklerine cevap. Kısaca min dunillah kavramına değiniyor. Bunun uzun olanı az sonra.

Cübbeli Ahmet'in Flash Tv'de ki Konuşmasına Cevap

Yukarıdaki bahsedilen kitap bu. Bu kitabı tarikatlara, cemaatlere girmeye özenen herkese okutmak gerekir, herkes bunların iç yüzünü öğrenmeli. Abdülaziz_Bayindir-Tarikatciliga_Bakis.pdf